Tarih:
22.01.2016
Hatip:
Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah Dr. Ramazani

 
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd
Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer
O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz,
Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz.
Salatve selam ise kalblerimizin mahbubu,nefislerimizin munisi, günahlarımızın şefaatçısı
ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya, Rahmetenlilalemin
Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan
mutahhar Ehl-i Beyti ile mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine
olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır
bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

Eğer tüm insanlar kendi iradelerini birbirlerinin haklarını
tanıma ve hukukuna riayet etme yönünde kullanmış olsaydılar, insanlık camiası çok
daha az sorunla karşı karşıya kalmış olacaklardı. Çünkü böyle bir durumda bir sorun
baş gösterdiğinde toplu irade sorunun çözümü yolunda herekete geçer. Dolayısıyla
İmam hazretlerinin Hukuk Risalesinde değindiği ahlaki hukuka bağlılık
göstermiş olsak yaşadığımız toplum insan iradesiyle şekillenen ideal bir toplum
olur.

SADAKANIN HAKKI
İmam Zeynu’l Abidin hazretlerinin insanın tekamulünün yol
haritası olan ahlaki haklar bahsinde ele aldığı haklardan birisi de sadaka’nın hakkıdır.
Bu konuda Imam hazretleri şöyle buyurmaktadır: „Sadakanın senin üzerinde olan
hakkı şudur: Bilmelisin ki sadaka, senin Rabbinin katındaki azığın ve şahid gerektirmeyen
emanetindir. Bunu bildiğinde, gizli verdiğin emanete, açıkta verdiğin emanetten
daha emin olacaksın ve aşikar etmekte olduğun şeyi gizlice Allah’a emanet vermeye
daha fazla liyakat kazanacaksın. Her halukarda bu iş seninle O’nun arasında bir
sır olmalıdır. Sakın Allah’a emanet verdiğin şeyde, kulak ve gözleri O’nun aleyhine
şahit tutmayasın. Allah’a emanet vermede kulak ve gözlere daha çok itimat etmeyesin
ve Allah’a güvenmeyen birisi gibi davranmıyasın. Daha sonra sadakada hiç kimseye
minnet etmemelisin. Çünkü o senin kendin içindir. kendin için biriktirdiğin bir
maldır . Onunla bir kimseye minnet ettiğinde senin durumunun da karşı tarafın durumu
gibi kötü olmayacağına güvenme. Zira minnet etmen, onu kendin için biriktirmediğine
bir delildir. Eğer kendin için biriktirmiş olsaydın o zaman onunla bir kimseye
minnet etmez olurdun. Ve kuvvet ancak Allah’tandır.” Tühefu’l Ukul s 252

İSLAM AÇISINDAN HEMCİNSLERİMİZE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ
İnsanlığın saadet reçetesi ve İslamın en önemli ve kapsamlı
belge ve vesikası olan Kur’anı Kerim İnsan oğlunu, başkalarının ekonomik ve yaşamsal
sorunlarına ve maişet sıkıntılarına karşı duyarlı olacak ve lakayt davranmıyacak
ve sorumluluk yüklenecek bir şekilde terbiye etmektedir. Bilhassa maddi ve ekonomik
olarak daha fazla imkan ve güce sahip olanlar, malları ve imkanlarının bir kısmını
başkalarının maddi sorun ve sıkıntılarının ber taraf edilmesi için harcayabilirler.
Yüce Rabbimiz Kur’anı Kerimde infak ve sadaka konularını farklı açılardan gündeme
getirmiştir. Bazen teşbih
ve mesellerle bazen de açık ifadelerle bu konuyu dillendirmektedir:

1-“Mallarını
Allah yolunda harcayan kimslerein durumu, yedi başak veren bir tane gibidir, her
başakta da yüz tane vardır; Allah, dilediği kimseye de kat kat artırır. Allah
güç ve kudretiyle her şeyi kuşatan ve bilendir” Bakara 261

2- Bir başka
ayeti kerimede ise şöyle denilmektedir:  Allah’ın
hoşnutluğunu kazanmak ve kendilerini inanç ve ihlas yönünden sağlamlaştırmak için
mallarını harcayanların durumu bol yağmur isabet edip te iki kat ürün veren yüksekteki
bir bahçeye benzer. Bol yağmur ona yağmasa bile, bir çisenti ona düşer. Allah yaptıklarınızı
görür.” Bakara 265

İSLAMİ EKONOMİNİN
İŞLEYİŞİ
Kurân ekonomik
toplumlar için ciddi bir tehdit ve sınıflar arası gediğin ve farkın her geçen gün
dahada büyümesi ve artmasının temel faktörü olan ekonomik sorunları farklı şekillerde
gündeme getirmekte ve çözümü için farklı yollar sunmaktadır. Bır taraftan insanın
bencil olmaması ve her şeyi kendisi için istememesi ve servet sarhoşluğuna kapılmaması
için faize bulaşmamak şartıyla helal kazanç temin eden malları alıp satmasınd bir
beis görmezken. Çünkü İslam ekonomisi açısından faiz mutlak anlamda haram sayılmaktadır
Öte yandan İslam ihtiyaç fazlası mal ve serveti olan insanlara bir takım mali yükümlülükler
getirmektedir. Zekat ve Khums gibi. Tabiki bu mali yükümlülükler devletin zenginlerden
aldığı verginin dışındadır.

VARLIKLI OLANLARIN
FARZ VE MUSTAHAB OLAN MALİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ KONUSUNDA TEŞVİK EDİLMESİ
İslam fakirlik
ve yoksulluktan dolayı toplumda insanların telef olmamaları için imkan sahibi varlıklı
kimsleri, muhtaç olan fakir insanlara yardımcı olmaya çokca teşvik etmektedir. Buna
binaendir ki İmam Seccad hazretleri nurani beyanatıyla sadaka konusunu çok güzel
bir şekilde beyan etmektedir. İmamın bu beyanatı hem farz olan ve hem de mustahab
olan mali yükümlülükler ve sadakalara şamildir. Mustahab olan sadakalardan maksat
farz olmayan ve gönüllü olarak verilen ayet ve rivayetlerle kendileri için çok büyük
sevap ve karşılıklar olan her türlü yardım ve hayırlardır.

İmam sadakanın hakkından bahsederken önemli bazı hususların
aldatını çizmektedir:
1-     
Sadaka bir nevi
azık ve ahiret için bir birikimdir. Yani insan yaptığı hayır ve yardımın kaybolacağı
veya hesaplanmıyacağını ve kayda geçmiyeceğini düşünmemeli. Eğer insan Allah rızası
için böyle bir işte bulunursa, manevi olarak en güzel bir alışverişte bulunmuş ve
en güzel manevi ve uhrevi kazancı tahsil etmiştir.
2-     
İkinci husus ise
şudur: Gizli sadakanın sevabı açıktan verilen sadakadan daha önemli ve sevabı ise
daha fazladır. Gizli verilen sadakada riya ve gösteriş söz konusu olmaz. Sadaka
gizli verildiğinde bunu alan kimse utanmaz onuru korunmuş olur ve kendisini küçük
ve hakir hissetmez.
3-     
Verilen sadakaya
minnet hiç bir zaman eşlik etmemeli, Çünkü minnet sadakanın manevi etkisini bozar.

Kur’anın canlı
dili olması sıfatıyla İmam Seccad a.s ’ın işaret ettiği tüm bu hususlar. Kur’anda
farklı beyanlarla hatırlatılmıştır. Nitekim zengin insan sahip olduğu tüm varlık
ve servetin Allah tarafından kendisine bir emanet olarak verildiğini unutmamalı.
Çünkü her şeyin gerçek sahibi ve maliki Allahtır. Buna binaendir ki Rabbbimiz Kur’anı
kerimde şöyle buyurmaktadır: “Kendilerine rızık olarak verdiğimizden infak
ederler” Bakara 3

Bu yaklaşım zahid
ve muttaki olan insanların yaklaşımıdır. Dolyısıyla bu muttakiler hakkında Kur’anı
Kerim şöyle buyurmaktadır: „Kuşkusuz bu Kitap, gayba inananlar, namazı dosdoğru
kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak eden muttakiler için yol göstericidir.”
Bakara 2-3

GİZLİ SADAKANIN
FAZİLETİ
Yüce Allah sadakalar
için bir takım bereketler, sevaplar ve mükafatlar öngörmüştür. Mustahab olan sadakalar
için öngörülen bu bereket ve mükafatlar, eğer bu sadakalar gizli verilirse bir kaç
kat daha fazla verilecektir. Nitekim ayeti kerimede Yüce mevla şöyle buyurmaktadır:
“Eğer sadakaları aşikar etseniz Allah için açıktan bağışta bulunursanız
bu güzel bir iştir. Ama onu gizlerde yoksullara verirseniz, bu sizin için daha iyidir
ve Allah günahlarınızdan bir ksısmını sizden giderir. Allah yaptıklarınızdan haberdradır.”
Bakara 271

Sadakaların veriliş
şekli konusunda bir takım rivayetlerde şöyle denilmektedir: Farz olan zekat ve khumus
gibi sadakaların aşikar verilmesi ve mustahab olan sadakaların da gizli verilmesi
tavsiye edilmiştir. Tefsir Kummi de konuyla ilgili olarak şöyle denilmiştir: „Farz
olan zekat açıktan çıkarılır ve açıktan verilir, farzın dışındaki sadakaların da
gizli verilmesi efdaldır” Tefsiri Kummi c 1. S 92 „Günahlarınızın bir
kısmını örter” Cümlesinden anlaşılan şudur: Allah yolunda harcama günahların
bağışlanmasına sebep olur.

SADAKALARIN MADDİ
VE MANEVİ ETKİSİ
Sadakaların adabı,
etkisi ve faydaları hakkında bir çok söz söylenmiştir: Yeri geldiğinde bu hususları
detaylarıyla açıklayacağız. Günlük yaşantımızda bu faydaları kısaca şöyle sıralayabiliriz.

1-     
Bereket ve nimetin
artması
2-     
Belanın uzaklaştırılması
Nitekim sevgili peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:
„Sadakayla yetmiş şerrin kapısı kapatılır.” Kutbuddin Ravendi, Esselawat kitabı
c 5. S 103 İmam Rıza hazretleri de konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: „Sadaka
belaları gökten geri çevirir” Fıkhu’r Rıza s 347
3-     
Hastalıkların
devası, dermanı: İmam Rıza hazretyleri şöyle buyurmaktadır: “Belalar dua ve sadakayla
defedilir”
4-     
Duanın kabul görmesi.
5-     
Allah’ın öfke
ve gadabının yatışması.
6-     
Mutsuzluk ve bedbahtlığın
giderilmesi.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment