نماز جمعه

Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola bulamızacaktık. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz. Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salat ve selam ise kalblerimizin mahbubu,  nefislerimizin munisi günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya,RahmetenlilaleminHz.Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyi ile mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşler ile  ğaib  olan ve  bu  hutbeleri okuyan  herkesin üzerine  olsun

 

Hz. Muhammed’in (s.a.s) ismi Kur’an’da kaç defa geçmektedir?

“Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” diyen Peygamberimiz ile ilgili merak edilenlen  sorulardan  biri de.  Sevgili  peegamberimizin mubarek  ismi  Kur’anda  kaç defa  geçmektedir.İşte cevabı…

Peygamberler, toplumlarda şirk, putperestlik, adaletsizlik ve zulüm yerine tevhidin, vahdetin, adaletin ve barışın tesisi için gönderilmişlerdir. Cenab-ı Allah tarafından hidayet kaynağı olarak gönderilen peygamberler tüm insanlık için rol model olarak seçilmişlerdir. Dini, ahlaki ve sosyal konular başta olmak üzere hayatın tüm boyutlarında insanlara örneklik teşkil ederler Peygamberler. İnsanlar, peygamberlerin şahsında Allah Teâlâ’nın mesajlarına muhatap olmuş ve dini yaşama alanı oluşturmuştur.

İlk Nebi babamız Hz. Adem ile insanların doğru yolu bulmaları için yeryüzüne peygamberler gönderilmiştir. Böylece tevhide ve dine davet, hak ve batıl arasındaki mücadele başlamıştır. Bu konuyu Cenabı Allah yüce kitabımızda şöylece ifade eder:

“Andolsun ki her ümmete Allah’a kulluk edin, azdırıcılardan kaçının diyen bir peygamber göndermişizdir” (en-Nahl,16/36).”

Bu şekilde Allah’ın emrini yerine getirmek üzere gönderilen ve bunu yaparken hiç bir dünyevi karşılık beklemeden yapan sayısını ancak Allah’ın bildiği pek çok peygamber dünyaya teşrif etmiştir.

“Hâtimü’l-enbiyâ” yani peygamberlerin son halkası ise Âdemoğulların’ın efendisi, kıyamet günü yer yarıldığında ondan ilk çıkacak olan, ilk olarak şefaat edip şefaati kabul olunacak ve bütün peygamberlerin komutanı Hz. Muhammed (s.a.s)’dir.

Resulü Zişan Efendimiz Hz. Muhammed’in ismi Kur’an’ı Kerim’de dört defa Muhammed ve bir defa da Ahmed olarak toplamda beş defa geçmektedir.

  • وَمَا مُحَمَّدٌ إِلَّا رَسُولٌ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُ أَفَإِنْ مَاتَ أَوْ قُتِلَ انْقَلَبْتُمْ عَلَى أَعْقَابِكُمْ وَمَنْ يَنْقَلِبْ عَلَى عَقِبَيْهِ فَلَنْ يَضُرَّ اللَّهَ شَيْئًا وَسَيَجْزِي اللَّهُ الشَّاكِرِينَ ﴿آل عمران:144(

Birincisi: “Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir.” (Al-i İmran Suresi, 144)

  • مَا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَا أَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلَكِنْ رَسُولَ اللَّهِ وَخَاتَمَ النَّبِيِّينَ وَكَانَ اللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا ﴿احزاب:40(

İkincisi: “Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın Resûlü ve nebîlerin sonuncusudur.” (Ahzab Suresi, 40)

  • وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَآمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلَى مُحَمَّدٍ وَهُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَأَصْلَحَ بَالَهُمْ ﴿محمد:۲

Üçüncüsü: “İnanıp salih ameller işleyenlerin ve Muhammed’e indirilene -ki o Rablerinden gelen haktır- inananların ise Allah günahlarını örtmüş ve hâllerini düzeltmiştir.” (Muhammed Suresi, 2)

  • مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللَّهِ وَرِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِمْ مِنْ أَثَرِ السُّجُودِ ﴿فتح:۲۹

Dördüncüsü: “Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler.” (Fetih Suresi, 29)

وَاِذْ قَالَ عٖيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنٖٓي اِسْرَٓائٖلَ اِنّٖي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ مُصَدِّقاً لِمَا بَـيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرٰيةِ وَمُبَشِّراً بِرَسُولٍ يَأْتٖي مِنْ بَعْدِي اسْمُهُٓ اَحْمَدُؕ فَلَمَّا جَٓاءَهُمْ بِالْبَـيِّنَاتِ قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُبٖينٌ

﴿٦﴾

Beşincisi: “Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti.” (Saf Suresi, 6)

ALLAH  KUR’ANDA PEYGAMBEREİMİZ  HZ: MUHAMMEDE  NASIL  HİTAP  ETMEKTEDİR.

Peygamberimize mahsus olan  özelliklerden  biri de  şudur: Allah  Ona diğer  peygamberlerin  aksine  ismiyle  hitap  etmemiştir. Allah ( c.c.) Peygamberimiz ya, Ey  Resul veya  ey Nebi  diye hitap etmektedir. Diğer  Peygamberler gerek  Ulu’l Azm ve  gerekse diğer peygamberlere çoğu  zamanlar  isimleriyle  hitap  buyurmuştur.

وَقُلْنَا يَا آدَمُ اسْكُنْ أَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ

Ve dedik  ki! Ey Adem  sen ve eşin cennette  iskan edin. (yerleşin)   Bakara 35.

قَالَ يَا نُوحُ إِنَّهُ لَيْسَ مِنْ أَهْلِكَ إِنَّهُ عَمَلٌ غَيْرُ صَالِحٍ

Dedi ki: Ey Nuh! O, senin ailenden değildir., o kötü bir  iştir. ( Hud 46)

وَنَادَيْنَاهُ أَنْ يَا إِبْرَاهِيمُ؛ قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا …؛  Biz EY İbrahim diye seslendik,  gerçekten  rüyayı doğruladın.  Saffat 104. 105)

َالَ يَا مُوسَى إِنِّي اصْطَفَيْتُكَ عَلَى النَّاسِ بِرِسَالَاتِي وَبِكَلَامِي   Ey  Musa! Mesajlarımla ve  konuşmamla seni seçerek  insanlardan  üstün  kıldım  A’raf   144

إِذْ قَالَ اللَّهُ يَا عِيسَى إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ   Hani  Allah “  Ey  İsa! Ben seni alacak ve   kendime doğru  yükselteceğim  demişti.

يَا زَكَرِيَّا إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ اسْمُهُ يَحْيَى …؛ Ey  Zekeriya. Sana  ismi  Yahya  olan  bir çocuk  mujdeliyoruz.  Meryem 7.

يَا يَحْيَى خُذِ الْكِتَابَ بِقُوَّةٍ  Ey  yahya!  Kitaba  sımsıkı sarıl

Ancak  Allah  son  peygamberi  olan  hazreti  Muhammede hitap ederken, ismen  hitap etmemektedir. Maide suresi 41. Ayeti  kerimede Yüce  Allah şöyle  buyurmaktadır.

  • يَٓا اَيُّهَا الرَّسُولُ لَا يَحْزُنْكَ الَّذٖينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ مِنَ الَّذٖينَ قَالُٓوا اٰمَنَّا بِاَفْوَاهِهِمْ وَلَمْ تُؤْمِنْ قُلُوبُهُمْۚ وَمِنَ الَّذٖينَ هَادُوا سَمَّاعُونَ لِلْكَذِبِ سَمَّاعُونَ لِقَوْمٍ اٰخَرٖينَۙ لَمْ يَأْتُوكَؕ يُحَرِّفُونَ الْكَلِمَ مِنْ بَعْدِ مَوَاضِعِهٖۚ يَقُولُونَ اِنْ اُو۫تٖيتُمْ هٰذَا فَخُذُوهُ وَاِنْ لَمْ تُؤْتَوْهُ فَاحْذَرُواؕ وَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ فِتْنَتَهُ فَلَنْ تَمْلِكَ لَهُ مِنَ اللّٰهِ شَيْـٔاًؕ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذٖينَ لَمْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمْؕ لَهُمْ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَلَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ عَظٖيمٌ

﴿٤١﴾                                                      

Ey peygamber! Kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla “iman ettik” diyenlerden ve yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar hep yalana kulak verirler, sana gelmeyen başka bir kesimi dinler dururlar; kelimeleri konulduğu anlamlarından kaydırıp değiştirirler. “Eğer size şu verilirse hemen alın, eğer o verilmezse uzak durun” derler. Allah bir kimseyi fitneye düşürmek isterse elbette Allah’ın iradesine karşı senin elinden hiçbir şey gelmez. İşte onlar Allah’ın, kalplerini temizlemek istemediği kimselerdir. Onların dünyadaki hakkı büyük bir rezilliktir. Âhirette de onlar için büyük bir azap vardır.

Ahzab  suresi 45. Ayeti  kerime de Ey  nebi ifadesiyle  başlıyor.

  • يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِنَّٓا اَرْسَلْنَاكَ شَاهِداً وَمُبَشِّراً وَنَذٖيراًۙ
  • وَدَاعِياً اِلَى اللّٰهِ بِاِذْنِهٖ وَسِرَاجاً مُنٖيراً

Ey peygamber! Seni tanık, müjdeci, uyarıcı, izniyle Allah’a çağırıcı ve etrafını aydınlatan bir ışık olarak gönderdik.

Malumunuz  kişiye lakab veya  sıfatıyla  hitap  etmek   bütün  kültürlerde ve  dillerde  özel  bir  saygı ve  hürmet  ifadesidir.

 

PEYGAMBERİMİZ HAZRETİ  MUHAMMEDIN  KUR’ANDA  SIRETİ

Kur’anı  Kerimde  Peygamberin  hayat  hikayesi ve  sireti  kronolojik  bir  şekilde  dile  getirilmemiştir. Bazı  durumlara ve  peygamber  zamanında  başgösterin  hadiselere işaretler vardır. Oryantalıstlerin  eleştirilerinden  biri de  şudur: neden  Hazreti Muhammedin  hayatı  kronolojik  bir  şekilde Kur’anda anlatılmamıştir. Çünkü  incillerde ve  tevratta   hazreti  isa  ve  Hazreti  Musa‘nın  hayatları  ayrıntılı  bir  şekilde anlatılmaktadır.

Bu  eleştiriye  cevabımız  şudur: Kur’an ne tarih  kitabıdır ve  ne de  geçmişi,  anlatan antik  bir  kitap.  Diğer   Peygamberlerin  hayatını da  ele  alırken insanlık hayatı ve  saadeti  için  büyük  önem arzeden  bazı  hususlara  değinmektedir. Peygamberimizin hayatındaki  önemli hadiselere  gelince,  insanlığın saadet ve  mutluluğu ile  ilgili kesitler anlatılmaktadır.

Aslında  Hz Musa ve İsaya  nazil  olan   Tevrat ve incilde  onların  hayat ve  ölüm  hikayesinin anlatılmış  olması uzmanlarca kritize edilmiştir. Bu da  şunu  gösteriyor  mevcut  olan  Tevrat ve  İncil  tümüyle  Allah  tarafından  bu  Peygamberlere inen  kitaplar  olmadığını  göstermektedir. Çünkü  bu  peygamberlerin  ölüm anı ve  ölümünden  sonra  kendi  ifadeleriyle, başgösteren hadiseler  hakkında  söylenenlerin vahiy  olması  mümkün değildir.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment