نماز جمعه

Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola bulamızacaktık. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz. Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salat ve selam ise kalblerimizin mahbubu,  nefislerimizin munisi günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya,RahmetenlilaleminHz.Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyi ile mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşler ile  ğaib  olan ve  bu  hutbeleri okuyan  herkesin üzerine  olsun

Hazreti  İsa‘nın  Çarmıha  gerilmesi

Hazreti İsa  tebliğinin devamında yahudi  din adamlarının  şiddetli  muhalefetine maruz kalıyor.Onlar İsanın Musa tarafından vadedilen Mesolduğunu reddediyorlardı. Dolayısıyla  İsayı  yok  edip  ortadan  kaldırmak  için  bir  fırsat  kolluyorlardı. Mukaddes  Kitapta  yanmi  İncilllerde  olay   şu  şekilde  anlatılmaktadır.

Son Akşam Yemeği

Son Akşam Yemeği, ilk önceleri Eucharist (Yunacada “şükran günü” anlamına gelir) ve daha sonradan itibaren komünyon olarak birbirinin yerine kullanılmıştır. Hz.İsa bu yemekte müritlerine içlerinden birinin kendisine ihanet edeceğini ifade etmişti. Yahuda İskariyot, Yahudi liderliğine o gece, Onu tutuklamak üzere Hz.İsa’yı nerede bulabileceklerini gizlice bildirmiştir. Hz.İsa’nın “otuz gümüş” karşılığında ihbar edilmesi Mezmurlar 41:9 bölümüne bir göndermedir.

Bahçedeki Acı

Akşam Yemeğinden sonra Hz. İsa ve müritleri Gethsemane olarak bilinin, Zeytin Dağı eteklerinde bir mekâna giderler. Burası aslında bir bahçe değil, ancak bir zeytin sıkma tesisidir. Hz.İsa müritlerinden uyanık kalmalarını ve kendisi dua ederken onunla birlikte olmalarını istemişti (gerçi onları üç kez uyandırması gerekiyordu). Tanrı’ya dua etmesi, “ıstırap” olarak bilinir; gelecekte olanı önceden görmesi nedeniyle, bundan kaçınmak için Tanrı’nın kendisine yardım etmesini ister. Tanrı’dan herhangi bir yanıt alınmadığı anlaşılıyor, çünkü Hz.İsa kaderine razı olmuştur.

Tutuklama

İncil Kitaplarında, Hz.İsa’yı kimin tutukladığıyla ilgili ayrıntılarda farklılıklar vardır: Tapınak muhafızları mı, Yahudi liderleri mi, Roma görevlileri mi (yani Yuhanna), hatta sadece mafya mı? Yahuda bir öpücükle Hz.İsa’ya ihanet eder. Daha sonraki Hıristiyan geleneğinde Yahuda sonsuza dek Cehennemin merkezini Şeytan’la paylaşmaya mahkûm edilir; Dante’nin Cehennemine bakın. Müritleri buna kılıçla karşılık vererek bir kölenin kulağını keserler, ancak Hz.İsa yarayı tedavi eder ve havarilerine kılıçlarını bırakmalarını söyler. Müritler panik içinde dağılıp Hz.İsa’dan ayrılırlar ve Onun yapacaklarını öngördükleri şeyi gerçekleştirirler.

Hz.İsa’nın nereye götürüldüğü konusunda farklı görüşler vardır: Konseye, Sanhedrine, Yönetim Kuruluna (Markos) veya Başrahibin evine (Yuhanna). Yuhanna bu gelişmenin dışında kalır. Taraftarı olmakla suçlandığında, tahmin edildiği gibi Hz.İsa’yı tanıdığını üç kez inkâr eder.

Yahudi Duruşmalar mı?

İncil Kitaplarında farklılık ve karışıklık: Gece bir duruşma, gece iki duruşma daha, gece bir duruşma, sabah bir duruşma, sabah iki duruşma daha. Luka İncilinde, dönem lideri Hirodes Antipa’nın (Fısıh Bayramı için şehirdedir) önünde ayrı bir duruşmanın yapıldığına yer verilir, çünkü Hz.İsa teknik olarak tetrarşi yönetimindendir (tetrarchy; dörtlü yönetim). Yahudi davası, Hz.İsa’nın “Bu Tapınağı yıkın, üç gün içinde yeniden inşa edip ayağa kaldıracağım” iddiasıyla bağlantılı. İncil yazarı Markos, tanıkların aynı fikirde olmaması nedeniyle bu duruşmanın yasa dışı olduğunu iddia eder.

O ana kadar suskun kalan Hz.İsa’nın Başrahibin şu sorusuna yanıt vermesiyle duruşma sona erer: “Sen kutsanmış olan, Mesih misin?” Hz.İsa, kendisinin ve aynı zamanda tüm insanlığı yargılamak üzere Tanrı Krallığı kurulduğu zaman görkemle gelecek olan “insanoğlu” olduğunu açıklar. Başrahip, acılar içinde olduğu belirtilerini göstererek bu ifadenin aslında dine küfür olduğunu söyler ve Onun ölüme mahkûm edildiğini ilan eder.

Pontius Pilatus Önünde Duruşma

DÖRT İNCİLDE PİLATUS, HZ.İSA’YI İDAM ETMEKTE İSTEKSİZ OLARAK TANITILIR.

Roma yönetimi mahkeme temsilcisi, Roma Eyalet yasalarına göre Yahudi Konseyinin ölüm cezasını uygulayamayacağını iddia ederek, Hz.İsayı, Roma’nın Yahudiye Eyalet Valisi Pontius Pilatus’a gönderir. Luka İncilinde Hz.İsa, Yahudilere Roma’ya vergi ödememelerini söylemekle suçlandığı yazılır (Luka anlatısına göre bu açıkça yanlış bir yargıydı). Yuhanna İncilinde Hz.İsa’nın Beytanyalı Lazarus’u diriltmesi olayından sonra sayısı giderek artan kalabalık gösterisinden dolayı ölüme mahkûm edildiği yazılır – Yuhanna İncilinde Başrahip, Roma devreye girmeden önce Yahudilerin Hz.İsa’dan kurtulması gerektiğini söyler – ve gerekirse bir kişi, kendi ulusu geleceği uğruna canıyla bedel ödeyerek ölmesi gerektiğini ifade eder.

Dört İncil’de, Yahudiye Eyalet Valisi Pontius Pilatus, Hz.İsa’yı idam etme konusunda isteksiz olduğu şeklinde tanımlanır. Başka bir mahkûm olan Barabbas’ın serbest bırakılmasını teklif ederek, karar verilmeden kaçınmaya çalışır ve diğer yandan da karar vermelerine olanak sağlayarak Hz.İsa karşıtı kalabalığı memnun eder. Toplanan kalabalık kitle, “Bize Barabbas’ı verin” diye bağırır ve Hz.İsa, Roma’ya isyan ettiği için ölüme mahkûm edilir. Matta (27:24), Eyalet Valisi Pilatus, kelimenin tam anlamıyla, Hz. İsa’nın ölüme mahkûm edilme olayından “ellerini yıkadığını” söyler.

Kutsal Cuma

Roma askerleri, Kutsal Cuma günü, Antonia Kalesinde Hz.İsa’nın başına dikenli bir taç koyarak onunla alay eder ve Onu kırbaçlarlar. Şehir surlarının dışında bulunan infaz alanına (Calgary tepesi) taşımak üzere üzerine bir çapraz kiriş yerleştirirler (Haç’ın tamamı değil). İncil Kitapları, Roma Hukukuna uygun olarak, yapılan suçlamayı belirten halkın görüp okuyabileceği bir plaketin iliştirildiğini de bildirirler”: Bu suçlamanın karşılığı, her zaman çarmıha gerilme cezasıyla sonuçlanan Roma’ya ihanet edenlere verilen ceza oluyordu.

Hz.İsa’nın Çektiği Acılar ve Ölümü

Özellikle Markos İncilinde Hz.İsa inanılmaz işkencelere maruz kaldığı yazılır. Bu İncil’de, ağıt Mezmurlarına yer verilir ve İşaya’daki (ulusun başına gelen felaketleri simgeleyen) acı çeken hizmetkâr” pasajlarına gönderme yapılır. Markos’un anlatımına göre, Hz.İsa acılar içinde haykırmıştır: “Tanrım, Tanrım beni neden terk ettin? diye” (15:34). Luka İncil’inde, Hz.İsa’nın kendisine işkence edenleri çarmıha gerilmesi sırasında affettiğini iddia eden tek İncil’dir. Öte yandan, Yuhanna İncil’ine göre Hz.İsa (Cenetten önceden var olan) acı çekmemiştir. Yuhanna İncil’inde (19:30) son sözleri şöyledir: “Başarı sağlandı” (Dünya’ya ne yapmak için geldiğine atıfta bulunarak).

Yazarlar Markos, Matta ve Luka çarmıha gerilmenin tek tanıkları, Hz.İsa’yı uzaktan izleyen kadın müritleri olduğunu söylerler. Yahya’nın “sevgili öğrencisi” ve çarmıhın hemen dibinde Hz.İsa’nın annesi Meryem vardır. Geleneğe göre “sevgili öğrenci” diye tanımlanan kişinin Yakub’un kardeşi Yuhanna olduğu söylenir.

Hz.İsa, birkaç saat içinde ruhun teslim eder. İncil Kitapları, Onun ölümü üzerine Romalı bir yüzbaşının şöyle dediğini belirtirler: “Bu kişi gerçekten de Tanrı’nın oğluydu” (Matta, 27:54). Yalnızca Yuhanna İncilinde Hz.İsa’nın öldüğünden emin olmak isteyen bir askerin, mızrağıyla onun böğrünü delen bir darbe indirdiği görülür. Günbatımı yaklaştığı zaman ve Şabat başlamak üzereyken, cenaze töreni henüz sona ermemesine rağmen, Arimethea’lı Yusuf, Hz.isa’nın cesedini alır ve aile mezarlığına götürüp toprağa verir.

Paskalya Pazarı

Pazar sabahı Hz.İsa’nın kadın müritleri cenaze törenini tamamlamak üzere mezara giderler. Mezarın mührü olan taşın geriye doğru yuvarlanmış olduğunu görürler ve mezarı da boş bulurlar. Markos İnciline göre bir melek kadınlara, Hz.İsa’nın müritleriyle Celile’de buluşmalarını söylendiğini aktarır (Markos’un esas metin sonuna göre kadınlar dehşete düştüklerinden dolayı kendilerine söyleneni başka hiç kimselere söylemezler). Matta İnciline göre, dirilen Hz.İsa’nın müritlerine, kendi adına vaaz vermelerini emreder. Luka ve Yuhanna, Hz.İsa’nın yemek yediği sahneleri içeren birkaç diriliş görüntüsünü de ilave ederler (O, bir hayalet değildir).

Hz.İsa’nın Göğe Yükselişi

Yalnızca Luka İncilinde Hz.İsa’nın fiziksel olarak göğe yükseldiği anlatılır. MS 1.yüzyılda Hz.Musa’nın bir bulut kümesi içinde yürüdüğü ve bir dağın tepesinden Cennette götürüldüğü şeklinde bir geleneği aktarır. Bu olayların geçtiği geleneksel alanı Zeytin Dağı zirvesindedir.

Ancak, Luka İncilinde, Elçilerin İşleri Kitabı devamında Hz.İsa 40 gün boyunca yeryüzünde kalarak müritlerine “Tanrı Krallığı” hakkında bilgi verdiği yazılır. Luka İncilinin bu versiyonuna göre Hz.İsa’nın Göğe Yükselişi (Miraç) olayından sonra, bir sonraki bayram olan Pentekost (Ellinci gün/Hamsin Yortusu) için Kudüs’te kalan müritleri üzerine “Tanrı Ruhu” serpilmiştir. Hıristiyanlar bu iki olguyu birleştirirler: Göğe Yükseliş, Paskalyadan kırk gün sonra kutlanırken, Pentekos Bayramı (artık Kilise doğum günü olarak kabul edilir) ondan sonra gelen Pazar günü kutlanır.

VESSELAMU ALEYKUM WE RAHMETULLAH

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Post comment