Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 95283
Yayın Tarihi : 2/17/2016 12:39:37 PM
تعداد مشاهدات : 162

İslamı Tanıma 169 (İslam ve Ahlaki Hukuk 14)



Tarih: 22.01.2016
Hatip: Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah Dr. Ramazani

 
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salatve selam ise kalblerimizin mahbubu,nefislerimizin munisi, günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya, Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyti ile mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

Eğer tüm insanlar kendi iradelerini birbirlerinin haklarını tanıma ve hukukuna riayet etme yönünde kullanmış olsaydılar, insanlık camiası çok daha az sorunla karşı karşıya kalmış olacaklardı. Çünkü böyle bir durumda bir sorun baş gösterdiğinde toplu irade sorunun çözümü yolunda herekete geçer. Dolayısıyla İmam hazretlerinin Hukuk Risalesinde değindiği ahlaki hukuka bağlılık göstermiş olsak yaşadığımız toplum insan iradesiyle şekillenen ideal bir toplum olur.


SADAKANIN HAKKI
İmam Zeynu’l Abidin hazretlerinin insanın tekamulünün yol haritası olan ahlaki haklar bahsinde ele aldığı haklardan birisi de sadaka’nın hakkıdır. Bu konuda Imam hazretleri şöyle buyurmaktadır: „Sadakanın senin üzerinde olan hakkı şudur: Bilmelisin ki sadaka, senin Rabbinin katındaki azığın ve şahid gerektirmeyen emanetindir. Bunu bildiğinde, gizli verdiğin emanete, açıkta verdiğin emanetten daha emin olacaksın ve aşikar etmekte olduğun şeyi gizlice Allah’a emanet vermeye daha fazla liyakat kazanacaksın. Her halukarda bu iş seninle O’nun arasında bir sır olmalıdır. Sakın Allah’a emanet verdiğin şeyde, kulak ve gözleri O’nun aleyhine şahit tutmayasın. Allah’a emanet vermede kulak ve gözlere daha çok itimat etmeyesin ve Allah’a güvenmeyen birisi gibi davranmıyasın. Daha sonra sadakada hiç kimseye minnet etmemelisin. Çünkü o senin kendin içindir. (kendin için biriktirdiğin bir maldır) . Onunla bir kimseye minnet ettiğinde senin durumunun da karşı tarafın durumu gibi kötü olmayacağına güvenme. Zira minnet etmen, onu kendin için biriktirmediğine bir delildir. Eğer kendin için biriktirmiş olsaydın (o zaman) onunla bir kimseye minnet etmez olurdun. Ve kuvvet ancak Allah’tandır.” (Tühefu’l Ukul s 252)


İSLAM AÇISINDAN HEMCİNSLERİMİZE KARŞI SORUMLULUĞUMUZ
İnsanlığın saadet reçetesi ve İslamın en önemli ve kapsamlı belge ve vesikası olan Kur’anı Kerim İnsan oğlunu, başkalarının ekonomik ve yaşamsal sorunlarına ve maişet sıkıntılarına karşı duyarlı olacak ve lakayt davranmıyacak ve sorumluluk yüklenecek bir şekilde terbiye etmektedir. Bilhassa maddi ve ekonomik olarak daha fazla imkan ve güce sahip olanlar, malları ve imkanlarının bir kısmını başkalarının maddi sorun ve sıkıntılarının ber taraf edilmesi için harcayabilirler. Yüce Rabbimiz Kur’anı Kerimde infak ve sadaka konularını farklı açılardan gündeme getirmiştir. Bazen teşbih ve mesellerle bazen de açık ifadelerle bu konuyu dillendirmektedir:

1-“Mallarını Allah yolunda harcayan kimslerein durumu, yedi başak veren bir tane gibidir, her başakta da yüz tane vardır; Allah, dilediği kimseye de kat kat artırır. Allah güç ve kudretiyle her şeyi kuşatan ve bilendir” (Bakara 261)

2- Bir başka ayeti kerimede ise şöyle denilmektedir:  Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak ve kendilerini (inanç ve ihlas yönünden sağlamlaştırmak) için mallarını harcayanların durumu bol yağmur isabet edip te iki kat ürün veren yüksekteki bir bahçeye benzer. Bol yağmur ona yağmasa bile, bir çisenti ona düşer. Allah yaptıklarınızı görür.” (Bakara 265)


İSLAMİ EKONOMİNİN İŞLEYİŞİ
Kurân ekonomik toplumlar için ciddi bir tehdit ve sınıflar arası gediğin ve farkın her geçen gün dahada büyümesi ve artmasının temel faktörü olan ekonomik sorunları farklı şekillerde gündeme getirmekte ve çözümü için farklı yollar sunmaktadır. Bır taraftan insanın bencil olmaması ve her şeyi kendisi için istememesi ve servet sarhoşluğuna kapılmaması için faize bulaşmamak şartıyla helal kazanç temin eden malları alıp satmasınd bir beis görmezken. (Çünkü İslam ekonomisi açısından faiz mutlak anlamda haram sayılmaktadır) Öte yandan İslam ihtiyaç fazlası mal ve serveti olan insanlara bir takım mali yükümlülükler getirmektedir. Zekat ve Khums gibi. Tabiki bu mali yükümlülükler devletin zenginlerden aldığı verginin dışındadır.


VARLIKLI OLANLARIN FARZ VE MUSTAHAB OLAN MALİ YÜKÜMLÜLÜKLERİ KONUSUNDA TEŞVİK EDİLMESİ
İslam fakirlik ve yoksulluktan dolayı toplumda insanların telef olmamaları için imkan sahibi varlıklı kimsleri, muhtaç olan fakir insanlara yardımcı olmaya çokca teşvik etmektedir. Buna binaendir ki İmam Seccad hazretleri nurani beyanatıyla sadaka konusunu çok güzel bir şekilde beyan etmektedir. İmamın bu beyanatı hem farz olan ve hem de mustahab olan mali yükümlülükler ve sadakalara şamildir. Mustahab olan sadakalardan maksat farz olmayan ve gönüllü olarak verilen ayet ve rivayetlerle kendileri için çok büyük sevap ve karşılıklar olan her türlü yardım ve hayırlardır.

İmam sadakanın hakkından bahsederken önemli bazı hususların aldatını çizmektedir:
1-      Sadaka bir nevi azık ve ahiret için bir birikimdir. Yani insan yaptığı hayır ve yardımın kaybolacağı veya hesaplanmıyacağını ve kayda geçmiyeceğini düşünmemeli. Eğer insan Allah rızası için böyle bir işte bulunursa, manevi olarak en güzel bir alışverişte bulunmuş ve en güzel manevi ve uhrevi kazancı tahsil etmiştir.
2-      İkinci husus ise şudur: Gizli sadakanın sevabı açıktan verilen sadakadan daha önemli ve sevabı ise daha fazladır. Gizli verilen sadakada riya ve gösteriş söz konusu olmaz. Sadaka gizli verildiğinde bunu alan kimse utanmaz onuru korunmuş olur ve kendisini küçük ve hakir hissetmez.
3-      Verilen sadakaya minnet hiç bir zaman eşlik etmemeli, Çünkü minnet sadakanın manevi etkisini bozar.

Kur’anın canlı dili olması sıfatıyla İmam Seccad (a.s)’ın işaret ettiği tüm bu hususlar. Kur’anda farklı beyanlarla hatırlatılmıştır. Nitekim zengin insan sahip olduğu tüm varlık ve servetin Allah tarafından kendisine bir emanet olarak verildiğini unutmamalı. Çünkü her şeyin gerçek sahibi ve maliki Allahtır. Buna binaendir ki Rabbbimiz Kur’anı kerimde şöyle buyurmaktadır: “Kendilerine rızık olarak verdiğimizden infak ederler” (Bakara 3)

Bu yaklaşım zahid ve muttaki olan insanların yaklaşımıdır. Dolyısıyla bu muttakiler hakkında Kur’anı Kerim şöyle buyurmaktadır: „Kuşkusuz bu Kitap, gayba inananlar, namazı dosdoğru kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak eden muttakiler için yol göstericidir.” (Bakara 2-3)


GİZLİ SADAKANIN FAZİLETİ
Yüce Allah sadakalar için bir takım bereketler, sevaplar ve mükafatlar öngörmüştür. Mustahab olan sadakalar için öngörülen bu bereket ve mükafatlar, eğer bu sadakalar gizli verilirse bir kaç kat daha fazla verilecektir. Nitekim ayeti kerimede Yüce mevla şöyle buyurmaktadır: “Eğer sadakaları aşikar etseniz (Allah için açıktan bağışta bulunursanız) bu güzel bir iştir. Ama onu gizlerde yoksullara verirseniz, bu sizin için daha iyidir ve (Allah) günahlarınızdan bir ksısmını sizden giderir. Allah yaptıklarınızdan haberdradır.” (Bakara 271)

Sadakaların veriliş şekli konusunda bir takım rivayetlerde şöyle denilmektedir: Farz olan zekat ve khumus gibi sadakaların aşikar verilmesi ve mustahab olan sadakaların da gizli verilmesi tavsiye edilmiştir. Tefsir Kummi de konuyla ilgili olarak şöyle denilmiştir: „Farz olan zekat açıktan çıkarılır ve açıktan verilir, farzın dışındaki sadakaların da gizli verilmesi efdaldır” (Tefsiri Kummi c 1. S 92) „Günahlarınızın bir kısmını örter” Cümlesinden anlaşılan şudur: Allah yolunda harcama günahların bağışlanmasına sebep olur.


SADAKALARIN MADDİ VE MANEVİ ETKİSİ
Sadakaların adabı, etkisi ve faydaları hakkında bir çok söz söylenmiştir: Yeri geldiğinde bu hususları detaylarıyla açıklayacağız. Günlük yaşantımızda bu faydaları kısaca şöyle sıralayabiliriz.

1-      Bereket ve nimetin artması
2-      Belanın uzaklaştırılması
Nitekim sevgili peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: „Sadakayla yetmiş şerrin kapısı kapatılır.” (Kutbuddin Ravendi, Esselawat kitabı c 5. S 103) İmam Rıza hazretleri de konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: „Sadaka belaları gökten geri çevirir” (Fıkhu’r Rıza s 347)
3-      Hastalıkların devası, dermanı: İmam Rıza hazretyleri şöyle buyurmaktadır: “Belalar dua ve sadakayla defedilir
4-      Duanın kabul görmesi.
5-      Allah’ın öfke ve gadabının yatışması.
6-      Mutsuzluk ve bedbahtlığın giderilmesi.



Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :