Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 91775
Yayın Tarihi : 1/19/2016 3:52:59 PM
تعداد مشاهدات : 142

İslamı Tanıma 163 (İslam ve Ahlaki Hukuk 8)



Tarih: 27.11.2015
Hatip: Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah Ramazani

 
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salatve selam ise kalblerimizin mahbubu, nefislerimizin munisi, günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya, Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyti ile mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

İnsanın rüşdü ve kemali için insan organlarının terbiyesi ve disiplin altına alınması bir zaruret ve gereksinimdir. Yani organlarımız sırf maddi kullanım veya dünyevi lezzetler için bize verilmiş değillerdir. Mümin insan tüm maddi ve manevi üstün ve ulvi hedeflere varmak ve dünya ile ahiret saadetini temin etmek için bu organlarını Allah’ın emrettiği şekilde kullanmalıdır. Örneğin bize emanet olarak verilen elleri ele alalım. Hem kendimiz ve hem de diğer insanlara ve varlılkara hizmet etmekte çok önemli bir rol oynamak üzere bizlere sunulmuş olan çok mükemmel bir organ. Dolayısıyla elllerimiz bir taraftan bir çok hayırlı iş vesilesi olurken. Yerinde ve istenilen şekilde kullanılmadıkları takdirde bin bir şerre alet olabilir. Nitekim Allah (c.c) Rum suresi 41 ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır. “İnsanların kendi elleriyle işlediklerinden dolayı kara ve denizde bozulma (fesat) meydana geldi, Böylece belki dönerler diye yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırmaktadır.” Bu ayetin şerhinde İmam Caferi Sadık hazretleri şöyle buyurmaktadır: “Nimetleri değiştiren günahlar başkalarının hakkına tecavüz etmektir. Pişmanlık meydana getiren günah ise adam öldürmektir. Bedbahtlık ve mutsuzluğa sebebiyet veren günah ise zulümdür. Perdeleri yırtan günah ise içki içmektir. Rızkı önleyen günah ise riyadır. Ölümü çabuklaştıran günah ise silai rahimi, akrabalarla iyi ilişkiyi kesmektir, Duayı geriye çeviren ve havayı karartan günah baba ve anneye isyan etmek karşı gelmektir.”

Şura otuzuncu ayeti kerimede ise Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Başınıza gelen her musibet, ellerinizde kazandıklarınız yüzündendir. Günahlarınızın birçoğunu da affeder.” Bazen de insan bu iki eliyle katl, cinayet, zulüm ve benzeri günah ve kötülüklerde bulunabiliyor ve bir çok çeşit fitne ve anormalliklere sebebiyet verebiliyor. Örneğin Habil hakkkında Kur’an şöyle buyurmaktadır: “Eğer beni öldürmek için bana el uzatsan, ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim. Kuşkusuz ben alemlerin Rabbi olan Allahtan korkuyorum.” (Maide 28)



ELLERİN HAKKI
Ahlaki hukukta her bir insan organının hakkı ve vazifesi belirlenmiş ve İnsanoğlu bu hak ve sorumlulukları hakkıyla yerine getirmek için bu konuda gerekli olan bilgiyi sağlıklı bir şekilde elde etmeldir. Ellerimizin hakları konusunda İse İmamet semasının dördüncü yıldızı İmam Seccad Zeyn-ul Abidin şöyle buyurmaktadır.

Ellerinin senin üzerindeki haklarına gelince, Onları helal olmayan şeylere doğru uzatmamandır. Uzattığın takdirde ahirette Allahın azabına uğrar ve dünyada ise halkın kınamasına maruz kalırsın. Allahın ellere farz kıldığı şeylerde de önünü almamalısın. Aksine, helal olan şeylerin çoğundan onu alıkoymak ve ona farz olmayan şeylerin (mustahapların) tarafına uzatmakla ellerini aziz kılmalısın. İşte o zaman dünyada haddini bilip şeref kazanır ve ahirette de ona güzel mükafat farz olur.” (Tuhefu’l Ukul s 250)

Bu ifadeler üzerinde derinden bir düşündüğümüzde, İmam hazretlerinin ne denli ince ve dakik bir şekilde kişinin elleri karşısındaki sorumluluklarını ve ellerin haklarını ele alıp veciz bir dille beyan etiğini anlamış oluruz..

Konuyla ilgili olarak İmam Sadık hazretleri şöyle buyurmaktadır: “Allah ellere haram kılınmış olan şeylere uzanmamalarını farz kılmıştır. Allah’ın helal kıldığınada girişmeli. Allah o iki ele sadaka vermeyi, sılai rahimde bulunmayı, Allah yolunda cihad etmeyi, ve namaz için bu elleri yıkamayı farz kılmıştır. Sözlerinin devamında İmam Hazretleri şu ayeti kerimeye işaret ediyor: “Ey İman edenler namaza kalktığınzda yüzünüzü yıkayın ve ellerinizi dirseklere kadar, başlarınızı mesh edin ve ayaklarınızı topuklara kadar” (El-Kafi c s 36/ Maide 6)


Ellerin en önemli işlevleri
Bu ellerle insan İmamına Bey’at eder. Kendi hareket rotasını belirlemiş olur. Kendisini Allaha vermiş olan kimse bu ellerin hiç bir zaman haram işlememesine ve haram yola düşmemesine ve ellerin haklarını hakkıyla eda etmeye dikkat eder. Kişi bu elleriyle kendi lehine veya aleyhine şehadete yol açmaktadır. İnsan bu ellerle yazar ve bu vesileyle bir çok insanın hidayetine sebebiyet verebilr. Kişi yine bu elleriyle insanların zihnini bulandıran ve fikri sapıklıklara sebebiyet veren bir takım işlerde bulunabilir. Öyleyse Allah’ın emir ve buyrukları ışığında ellerimizi terbiye edip rüşd ve tekamulümüz için bu ilahi vergiden azami derecede yararlanmalı hem kendimize ve hem de başkalarına bu ellerle iyilikte bulunup iyi bir yolda yönlendirmeliyiz.







Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :