Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 86079
Yayın Tarihi : 10/27/2015 4:39:28 PM
تعداد مشاهدات : 334

İslamı Tanıma 158 (İslam ve Ahlaki Hukuk 3)


Tarih: 09.10.2015
Hatip: Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah Ramazani

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salatve selam ise kalblerimizin mahbubu,nefislerimizin  munisi, günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya,  Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyti ile   mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

 Başta kendi nefsim olmak üzere hepinizi İlahi takvaya, Allah’ın emirlerine sarılmaya ve yasaklarından ise kaçınmaya davet ediyorum. Takva en iyi azık  cennetin anahtarı ve cehennem  ateşine  karşı  ise  koruyucu  siperdir.

Bir  çok  ahlaki  ve  hukuki  konuyu  ele  alan  İmam  Seccad  Zeyn-ul  Abidin ‘in  risalesinde  insanın onur ve  haysiyeti  ile  ilgili  en  ince ve  dakik  detaylar  mevcut  bulunmaktadır. İmam  hazretleri  bu   kitabın  girişinde  insandan sadır  olan  her  hareketin veya   insan  vücudunun  her  organının  bir  hukuki  boyutu veya  hukukunun  bulunduğuna  dikkat  çekmektedir. Bu  haklardan  bazıları  diğer  bazılarına  göre  daha  önceliklidir. Allahın  hakkından  tutun ta  tüm  organların   aile  ve toplum  birim ve  bireylerinin  haklarına, bu  cümleden,  komşuların, dostların,  ebeveynin, adil  yöneticinin v.s    diğer  bireylerın  haklarına  kadar,  bu  haklardan  her  birisinin  uygulanması, insanlık  düzen ve  güvenliğinin temini  ve  ideallerinin  tahakkukunda  önemli  bir   rol  ifa edebilir.  İmam    Seccad   Hazretleri   en  önemli  hak  olan  Allah’ın  hakkını  beyan ettikten  sonra,  insan  nefsinin  haklarına  temas  etmekte ve   şöyle   buyurmaktadır.  “ Nefsinin   senin  üzerindeki  hakkkına  gelince, onu  tamen ve  mükemmel  bir  şekilde  Allah’ın  itaat ve  ibadetin  almandır. Devamında  dilinin,  gözünün, kulağının, elinin, karnının ve  eteğinin  hakkını  vermen  ve  bu  hakların hakkıyla edasında  Allah’tan  yardım  talebinde  bulunmandır.”    Tabiki  bu  hakların  doğru  bir  şekilde  eda  olması  için  Allah’tan   yardım  talebinde  bulunmak  gerek.   Kur’anı  Kerimde   Nefis”   sözcüğü    farklı  anlamlarda  bu  cümleden ruh, ( can)zat, kalb,  batın v.s  anlamlarda   defalarca  kullanılmıştır. Bu anlamlarla  ilgili  ayetler  sırasıyla  şöyle.

Allah  ölüm  zamanında   canları  tam  olarak  alır.” Zumer  42

Kimsenin, başkasının  yerine  bir  şey  ödeyemiyeceği, kimseden  şefaat (aracılık)  kabul edilemiyeceği, kimseden  bir  kurtulma  bedeli (fidye) alınamıyacağı ve  kendilerine bir  yardımda edilemiyeceği  günden   korkun”  (Bakar 48)

Sabah ve  akşam yalvarış ve  korku  ile içinden ve  yüksek  olmayan  bir  sesle Rabbini an ve  gafillerden olma”   (A’raf  205)

İslam    arifleri  ve  hekimleri  ise   nefsi  üç  kategoriye  ayırmışlardır:    Nebati,  hayvani ve  insani  nefis.   Ayrıca  teali veya  tedenni  suud veya  sukut,  yükseliş veya  çöküş  aşamaları  ve   haletine  uygun  olarak  nefsin  7 ile 8  aşaması    bulunmaktadır.  Örneğin  kötülükleri  emreden  ve   hayvani  lezzetlere    eğilim  gösteren  nefis  Nefsi  Emmare  olarak  tanımlanmıştır. Kötü   ve  iğrenç  ameller  şehvetin ve  aldatıcı  çekiciliğin  galebesiyle  güzel  addedildiği   nefis  aşamasına   Nefsi  Müzeyyene  denilir.  Yaptığı  kötü  bir  amel ve  davranıştan  dolayı  pişmanlık  duyan ve  kendisini   kritize  eden  nefse ise “Nefsi Levvame  (eleştiren  nefis)  denilir. Şehevi ve  gadabi  (öfkesel)  içgüdülerini  dengeleyip  aklın  kontrolü  altına alan  nefise  ise  Nefsi  Mutmainne  denilir.    Nefis, manevi  teslim ve  rıza  makamına  ulaştığında   ve  mahbubun   yani  Mabudun  arzu  ve  isteklerini  kendi  arzu  ve  isteklerine tarcih ettiği aşamada  ise “Nefsi  Raziye” olarak  tanımlanır.   Nefsi  Raziye aşamasında  olan  bir  kimse   her   hususta  Allah’tan  razıdır  ve  tam  bir  teslimiyetle ve  rızayla  kulluğunu  sürdürmektedir. Allah  neye  hükmeder ve  neyi  takdir  ederse   nefsı  raziye  onu  rızayla kabul eder. “Nefsi  Marziye  ise daha  bir  üst  aşamadır.  Bu aşamada  Rabbul Alemin kendi  kulundan   razı  olmuştur. “Allah  onlardan razı olmuş ve  onlarda  Allahétan  razı  olmuşlardır.  (Maide 119)  kişi  bu  aşamaya   ulaştığında   Allah’ın  şu  hitabına   mazhar  olur. 

Ey  huzura  kavuşmuş  olan  nefis (mutmain  nefis), sen  Ondan  hoşnut ve  Oda senden  hoşnut  olarak Rabbine  dön. Artık   kullarımın içine  katıl ve  cennetim   gir”  ( Fecr  27.30)

Kur’anı  Kerimde de  nefsin  bu  farklı  aşamalarına  işaret edilmiştir. Bir  nefis  kötülüklere ve  günahlara  meyledip  yeltendiğinde bu   nefsi    Kur’an  nefsi  emmare  olarak  nitelemektedir.  Sürekli  kötülüklere  emreden ve  davetiye  çıkaran  nefsin  şerrinde n  Allah’a  sığınmak  lazım.  Nitekim    Yüce  Allah  hazreti  Yusufun  bu  nefisten  dolayı  şekva ve Allah’ın  Ona  olan merhamet ve  teveccühünü  bizlere  şu  şekilde  beyan  buyurmaktadır.   Ben  kendi  nefsimi  temize  çıkarmıyorum, hiç  şüphesiz, Rabbimin merhamet ettiği  dışında, nefis  sürekli  kötülüğü  emreder.  Kuşkusuz  Rabbin affeden ve  merhamet  edendir. (  Yusuf  53) 

Naziat suresinde de   Yüce  Rabbbimiz nefis ile   heva  ve  hevesler  konusunda  şöyle   buyurmaktadır.  Kimde  Rabbbinin  makamından  korkar  ve  nefsini  kötü  isteklerden  uzaklaştırırsa,  şüphesiz cennettir  onun  barınağı” (Naziat  40-41)

İşte  bu  nefis bazende çirkinlikleri ve  kötülükleri  güzel  gösteren ve  bu  vesileyle  sahibini  aldatıp  helaket ve  felakete  sürekliyen  bir  aşamaya  ulaşır.  Hatta  insanı    bu    cilveli  günah ve   kötülükleri işlemeye  teşvik eder. Kur’anın  bir  çok ayetinde  bu aldatıcı  nefse ve  amellerine  işaret edilmektedir.

Kur’an  bu  nefse  bır  kaç  örnek  vermektedir. Bu  cümleden  Hazreti  Yusufun  kardeşlerinin    Yusufa  karşı  sergiledikleri  tavır. Şeytan  onların  bu  iğrenç  ve  günah  yüklü  amellerinin  onlara  güzel ve  hoş  gösterdi.  Hazreti  Musanın  kavminin  hikayesi. Hz. Yusufun  aldatıcı  nefise  mağlup  olan   kardeşlerinin   kendilerin  hoş ve güzel  gösterilen ameli  hakkında    Kur’an  şöyleşöyle  diyor:

Bir de  yalan  olarak üzerine  kan  sürülmüş  olan  gömleğini getirdiler Yakup  dedi  ki : (dediğiniz  gibi  değil) Hayır nefsiniz  size  kötü  bir  işi  süslemiş,  güzel  göstermiştir.  Artık  güzelce  sabır etmem  gerekir.  Anlattıklarınız hakkında yardım  dilenilecek,  yanlız  Allahtır.”    (Yusuf 18)

Hazreti  Musanın  kavminin  nefislerinin  süslemiş  oldfuğu  kötü   davranışları   konusunda  ise  Kur’anı  Kerim  şöyle  diyor:  Samiri ben  onların  görmediği  bir  şeyi  gördüm ve elçinin  ayağının   izinden  bir  avuç  toprak    aldım. Ve  onu (erimiş mücevheratın  içine) attım İşte  nefsim bunu  bana  hoş  gösterdi” dedi.” ( Taha  96)

Kur’an  kötü  amel ve   davranışlardan  dolayı  sürekli  olarak    sahibini  eleştiren ve  kınayan  nefsin  diğer  aşamaları ve  haletine de  işaret etmektedir. Nefsin   bu  aşaması sahibini  kötülüklerden  alıkoyan  ahlakı  vicdan  olarak  ta  tanımalanabilir. Çünkü  bu  nefis  yapılan  kötlükleri ve  işlenen  günahların  çürkinliğini ve   iğrençliğini  sürekli  hatıraltamaktadır.  Dolayısıyla  Rabbul  Alemin  Kıyamet  gününün   mahkemesinin  yanı  sıra    yargılayan ve   kötülükledrden  dolayı  sahibni  yeren  nefise de  yemin etmektedir.  Kıyamet  gününe ve  kınayan  nefise  yemin  olsun  (Kıyamet   1)

İmam Sadık(a.s)    nefsin  iyi  tanınması ve ve  terbiyesi  için ciddi  bir   şekilde   çaba  gösterilmesi  gerektiğini   beyan  buyurmaktadır.  Çünkü  eğer  insan    nefsi   doğru  bir  şekilde  terbiye  edilmezse  insan  kendi  hakiki   mevki ve  konumunu  eldne  vermeye   mahkum  kalacaktır.





Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :