Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 86078
Yayın Tarihi : 10/27/2015 3:57:39 PM
تعداد مشاهدات : 225

Frankfurt'ta Görkemli Aşura Programı

Şehitlerin Serveri İmam Hüseyin‘in şehadetini anma ve Aşura dolayısıyla düzenlenen matem merasimine Avrupada yaşayan yüzlerce Velayet ve Ehl-i Beyt dostu eşlik etti.

Kur‘an ve Ehl- i Beyt Offenbach Merkezi‘nin daveti üzerine gerçekleşen matem merasimine Kur’an ve Ehl-i Beyt Mektebi şubeleri olan Den Haag Sakaleyn Gençlik, Kur‘an ve Ehl-i Beyt Mektebi Osterholz, Kur‘an ve Ehli Beyt Mektebi Augsburg ve Kur’an ve Ehl-i Beyt Mektebi Hamburg katılımda bulundu.



Merasime Kum dini ilimler havzasından Hücetül İslam İftihari ve Frankfurt İran İslam Cumhuriyeti elçiliği katılımda bulundular.

Merasimin sunuculuğunu üstlenen İsmail Bozukluhan, imam Hüseyin'in kıyamının sadece müslümanlar için değil bütün insanlara bir yol gösterici hareket olduğunu söylerek müminlerin o imamın kıyamını ve şehadetini bilince çıkarmayla kısa zamanda var olan sıkıntılardan ve baskılardan kurtulacağını açıkladı.

İsmail hoca'nın davetiyle Den Haag Sakaleyn Merkezi‘nden Zülküf hoca Kur‘an tilavet etme için kürsüye geldi. Kur‘ani Kerim‘in tilavetiyle açılan merasimin ardından inkilap rehberi İmam Hamenei'nin Aşura mesajı sinevizyon yoluyla davetlilerle paylaşıldı.

Açılış konuşmasını yapan İbarahim Çakar hoca, konusmasında İmamın kıyamının felsefesini öğrenilmesini ve dersler çıkarılmasını vurguladı. Hakk ve batılın tarih boyu yüzleşmesini hatırlatan Çakar hoca her dönem bir Firavuna karşı bir Musa‘nın bir Abu Cehle karşı bir Muhammedin  ve her zaman batılı temsil edenlere karşı hakkı savunanların olduğunu bildirdi.


Çakar hoca güncel konuları da ele alarak şu cümlelere yer verdi:  ''Bugün Ortadoğu’da İslam adına işlenen cinayetler Muaviye ve Yezidi dininin günümüze yansımasıdır. İslam dini aslında merhamet ve barış dinidir, islamın hedefi şiddet ve terör değil asıl hedefi insanları hidayet etmektir. Suriye ve Irak‘ta binlerce öldürülen masum insana baktığımızda onları katl edenlerin Yezidi zihniyete sahip olduğunu görürüz. Aynı zamanda Cizre, Nusaybin, Şırnak ve bütün Kürdistan bölgesinde işlenen devlet şiddetini gördügümüzde Yezidi zihniyetin burada da sürdürdüğünü görürüz.

On yaşında öldürülen kızını defn edemediğinden dondurucuda günlerce tutan Anne Yezidi zülme uğramıştır. Yine devlet karşıtı diye devlet polisinin bir insanı öldürmesi ve cesedini panzere takıp yollarda sürüklemesi  Yezidi zihinyetin eseridir.

Bu vahşeti yapan devlet güçleriyle Suriye ve Irak‘ta çoçuk, kadın ve yaşlı demeden katliam yapanlar aynı zihniyete sahip değillermidir?''

Çakar hoca konuşmasında İmam Hüseyin‘in hedefleri doğrultusunda günümüzün İmamının yanında olmamız gerektiğini bu yolda ya Hüseyin gibi ölmeyi ya da Zeyneb gibi yaşamayı göze almamız gerektiğini açıkladı.


İmam Hüseyin üzerine ağıtsal bir Şiiri okuyan Sultan genç kardeşimizin ardından Kur‘an ve Ehl-i Beyt Augsburg merkezinden Gülay hanım efendi konuşmasını yapmak için kürsüye alındı.

Gülay hanımefendi İmamın kıyamını tarihi ayrıntılarla ele alıp dini ve siyasi tahlillerde bulundu. Muaviye döneminin aksine Yezidin başa gelmesiyle İmamın kıyam ve cihada hazırlandığının sebeplerini inceleyen Gülay hanımefendi İmamın kıyamını Aşura günlerini, şehadetini, şehadetinden sonra Ehl-i Beyt’inin esareti ama aynı zamanda direnişini ayrıntılı olarak beyan etti.

Mühterem konuşmacı konuşmasını şu dua ile bitirdi: '' İlahi! bizi Hüseyini inkılabın ruhuyla aşına eyle. O kutsal ruhtan bir zerresini de bizim kalbimize nasip et. Kalplerimizi Ehl-i Beyt’in muhabbetinin mekanı kıl. Ya rabbi bizi peygamberinin gerçek fertlerinden eyle.

Merasim Zehra genç kardeşimizin ‘Şehit düşmüş Şahi Merdan’ ağıtıyla duygusal anların yaşamasına yol açtı.


Bir sonraki konuşmacı Kur‘an ve Ehl-i Beyt Offenbach Merkezi‘nden Kevser Şimşek hanımefendi idi. Kevser hanımefendi İmam Hüseyin‘in peygamber efendimizin buyurduğu Hüseyin nicat gemisidir hadisini yorumladı. mühterem konuşmacı bu konuda şu cümleleri ifade etti:

''İmam Hüseyin‘in misyonunun Hz. Nuh‘dan daha ağır olduğunu söylersek mübalağa etmiş olmayız, çünkü Nuh (a.s) müşrik bir kavmi hakka çağırıyordu,İimam Hüseyin ise müslümanlık libasına bürünmüş olanları hakka davet etmeliydi. her iki kavimde sağırlığı hakkı duymaya tercih ediyordu. Nuh‘a yeter diyen kavim İmama karşı sağırlığı seçenlerle aynıdır. Ama sorulması gereken soru şu olmalı: Bu sağırlık ve zülme çanak tutma nasıl meydana gelir? Nasıl din adına Ehl-i Beyt hedefe alınır?''

İmamın kıyam sürecini ve pasif direnişe son vermeyi geniş bir şekilde ele alan Kevser hanımefendi tarihi bilgilerin yanında bizim tüm bunlardan ders almamız gerektiğini vurguladı.

Bir sonraki program Zazaca bir marşın sunumuydu. Kız çoçuklarından oluşan marş grubu İmam Hüseyin‘in şehadetini ve yiğitliğini içeren Zazaca sözlerle günün anlamına uygun bir paylaşımda bulunmuş oldu.

Zazaca marşından sonra Kur‘an ve Ehl-i Beyt Augsburg Merkezinden almanca olarak bir sunum yapmak için Serkan, Mehdi ve Mustafa kürsüye davet edildiler. Üçlü sunumun konusu Adalet oldu. Adaletin bireysel ve toplumsal boyutlarını ele alan Mehdi kardeşin sözlerini Mustafa kardeşimiz Adaletin İmam Hüseyin‘in kıyamının ana hedeflerinden olduğunu açıklayarak tamamladı.

Bu konu üzerine paylaşılan İmamın sözleri ve yorumunu işeleyen kardeşlerimiz sunumlarını Serkan'ın İmamın arefe duasından bir bölümünü okumasıyla bitirdiler.

Sunumdan sonra Den Haag Sakaleyn Gençlik’ten Büşra Avci, Aşura’nın matemine uygun bir şiir okumayla Ehl-i Beyt dostlarının duygularına tercüman oldu.

Kur‘an ve Ehl-i Beyt Osterholz Merkezi’nden katılan İbrahim Işık kürtce olarak imamın kıyamı ve şehadeti üzerine bir ezgi okdudu.


Merasim Kum dini ilimler havzasından katılan mühterem konuk Hücetül İslam Muhammed İftihari‘nin konuşması ve mersiye okumasıyla devam etti. Okunan mersiyeye sinezeni ile eşlik eden Ehl-i Beyt dostları dakikalarca imamın mazlumane şehadetinin acısını yaşadılar.

Faize kardeşimiz bir sonraki Şiir okuyan oldu. Sufyan ailesine karşı direnen Hüseyin‘i çizgsi Faize'nin okuduğu şiirin içeriğiydi.

Kur‘an ve Ehl-i Beyt Osterholz Merkezi’nden genç kardeşlerimiz günümüzde Hüseyini kıyamı temsil eden direniş cephesini anlatan bir gösteriyi sundular. İran İslam Cumhuriyeti başta olmak üzere Lübnan ve Yemen‘de süren Hüseyin‘i direnişi edebi bir anlatımla sundular. Almanca yapılan sunum direniş önderleri olan İmam Hameney‘i, Seyyid Nasrullah ve Abdülmelik Husiyi selamlamayla devam etti.

Frankfurt İran İslam Cumhuriyeti  eçiliğinden katılan sayın Başkonsolos Şehriyari bey ve arkadaşları adına Akhtari bey Ehl-i Beyt dostlarını selamladı ve kısa bir konuşmada bulundu.

 Hollanda‘dan Sakaleyn tevaşih grubunun okuduğu ilahilerle program devam etti.


Bir sonraki etkinlik ise Hollanda Sakaleyn ve Augsburg Ehl-i Bbeyt gençlik kollarının sinezeni merasimi oldu. Çoskuyla ve duygula yapılan sinezeni, Hollanda‘dan Keke kardeşimiz ve Augsburg‘dan Abdulbari kardeşimizin türkçe ve kürtçe mersiyeler ve ezgileriyle günün anlamına uygun hüzünlü anların yaşanmasına vesile oldu.

Merasimin kapanış konuşması Kur‘an ve Ehl-i Beyt Mektebinin öncüsü, banisi ve başkanı olan Muhammed Avcı Hoca tarafından yapıldı.

Avcı Hoca konuşmasının başında Avrupa’nın ortasında Ehl-i Beyt mektebiyle tanışmanın ve İmam Hüseyin için taziye merasiminin yapılabilmesninin ilahi bir lutüf olduğunu hatırlattı. İmam Hüseyin mazlumane şehadetinin asırlarca direniş ve hakka sahip çıkmaya vesile olduğunu ve hayat verdiğini Avcı hoca bu cümlelerle özetledi:

'' Allah yolunda ölenlere ölü demeyiniz, onlar diridirler. o (imam) diridir ve bizi yaşatıyor bu anda yaşamamız, varlığımız ve sesimizin yükselmesi onun huzurda olduğundandır. O ölmemistir, gönlümüzün derinliklerinde o yaşıyor ve kendisiyle bizi yaşatıyor. Allah yolunda ölenler ölü değilerdir. Bunu hiss edin, sizinle yaşayan İmam’ı, Ali Asker’i, Abbas’ı ve Zeyneb’i hiss edin. Korkmayın! onların sizinle olması sizin bütün korkularınızı yok edecektir.''

Muhterem konuşmacı İmama yakınlık hiss eden bir müminin ahlakının da imama benzeyeceğinin altını çizdi. İmamın davasının sürdüğü her yere koşmayı ve yardıma gitmeyi vazife bilinmesi gerektiği de vurgulandı


Avci Hoca konuşmasının devamında Aşura gününde yaşanılan acı ve hüzün dolu anları anlattı ve Aşura gecesininde garipler gecesi ve İmamın Ehl-i Beytinin esirler kervanı olarak yola çıkarıldığını hatırlattı.

Son olarak Kuran ve Ehli Beyt mektbei öncüsü şu dualarda bulundu:

Ya Rabbi! aziz Rehberimize uzun ömürler ver, onunla olmayi bize kısmet et

Ya rabbi senin dinine hizmet ederek ilahi aşki yaşayarak ilahi kelam uğruna bizlerin de şehadet şerbetini içerek huzuruna kavuşmayi nasip et.

Ya Rabb tertemiz bir kanla günahlarımızın temizlenemsini nasip et,  senin yolunda akacak kanlarimız günahlarımızı yıkasın ve pak olarak huzuruna varmayi bizlere nasip et.

 

Alıntı: www.welayet.com


Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :