Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 80280
Yayın Tarihi : 8/7/2015 5:42:44 PM
تعداد مشاهدات : 207

İslamı Tanıma 151 (İslam ve İnsan Hakları 27)

Yaratılış maksadına doğru insanları yönlendirmek için Yüce Allah son Peygamberini bütün insanlığa rahmet olarak göndermiştir. Bu Peygamberin de misyonu diğer Peygamberlerin misyonu gibi insanları tağutlar ve despotların kulluğundan kurtarıp Allah’ın kulluğuna çağırmak ve zalimlerle tağutları tarih sayfasından mahvetmek olmuştur

Tarih: 17.07.2015
Hatip: Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah Ramazani


BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salat ve selam ise kalblerimizin mahbubu, nefislerimizin  munisi, günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya,  Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyti ile   mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

 Başta kendi nefsim olmak üzere hepinizi İlahi takvaya, Allah’ın emirlerine sarılmaya ve yasaklarından ise kaçınmaya davet ediyorum. Takva en iyi azık  cennetin anahtarı ve cehennem  ateşine  karşı  ise  koruyucu  siperdir.

İnsan hakları  evrensel  beyannamesinin  incelenmesinin devamında, insan  ile  ilgili  bir  dizi kesin ve  somut  haklara   bu  cümleden fikir  ve  düşünce  özgürlüğü,  inanç ve  dini  özgürlük, ifade  özgürlüğü, sosyal, siayasal, kültürel ve  toplumsal  katılım  hakkı.  çalışma  hakkı,  başkalarının   ihlal ve  tecavüzlerine  karşı  kişinin kendi  çıkar ve  menfaatlerini   savunma  hakkı, eğitim ve  öğretim  hakkı,  ilmi, kültürel ve  sanastsal eserlerin  maddi ve  manevi  menfaatlerinin  korunması  hakkı  ve  benzeri  diğer  haklara  değinmiştik.

İslam bir  yandan  insanın  varlıksal  boyutlarından  her  hangi  bir  boyuta taalluk eden her  hakkı  insan  hakkı  olarak  resmen  tanımakta ve  öte  yandan  ise insanın farklı  boyutlardaki   eğitim ve  terbiyesi  üzerinde  önemle  durmaktadır. İnsanın onurunu ve  maddi  ile  manevi  hayatını  muhafaza eden    her  hakkı  İslam savunmakta ve  uygulanmasını  talep  etmektedir.  İslam dini, insani rotasıyla rüşd ve tekamulünden  uzaklaştıran her  şeyi ve  olguyu da    reeddetmekte ve  bu  hususlara  muhalafetini  dile   getirmektedir.

Örneğin  İslam  mutlak( sınırsız)  bireysel   özgürlüğe  muhaliftir. Çünkü  böylesi  bir   özgürlük. sefahet, ayyaşlık, ahlaki çöküş ve lakaytlıktan  başka  bir   sonucu  beraberinde  getirmez ve  insanın makul insani  bir  yaşamdan  uzaklaşmasına  sebebiyet  verir. Bu da  insanın  yaratılış  maksadı ve  hedefinden  uzaklaşması  demektir.  Nitekim  akli ve  nakli  deliller  insanın   değerli   bir  mahluk  olduğunu ve  bir  çok  çeşit   maddi ve  manevi  imkanla  donatılmış  olarak  yüce  ve  ülvi  bir   hedef  için   yaratıldığını  göstermektedir. Bu ülvi yaratılış  maksadına,  insan  haklarıyla  ilgili   bütün  kanun  maddelerinde  yer  verilmelidir.  Buna  binaendir  ki  5  Agustos   1990  senesinde  tasvib edilen   İslam  insan  hakları  beyannnamesinde   insanın  yaratılış maksadı  ve  felsefesine  özen  gösterilmiştir. Yaratılış  maksadına  doğru  insanları  yönlendirmek  için  Yüce  Allah  son  Peygamberini bütün  insanlığa  rahmet  olarak göndermiştir.  Bu  Peygamberin de   misyonu  diğer   Peygamberlerin  misyonu  gibi  insanları   tağutlar ve  despotların  kulluğundan  kurtarıp   Allah’ın  kulluğuna  çağırmak ve  zalimlerle   tağutları  tarih  sayfasından  mahvetmek  olmuştur.

Peygamber  Efendimiz tevhidi  bir   düzeni  tesis edip  insanların   dünya  ve  ahiret saadetini  temin etmek için  şer’i  ahkamı,  helal ve  haramı,  yapılması  gerekli  olan  ile  terkedilmesi  lazım  olan  hususları beyan  buyurmuştur. İnsanlar   bu ilahi  kanunlara  ittiba  ederek istenilen     tekamule   va öngörülen  maksada  varmak  için sağlıklı yaşam  sürdürmelidirler. Bu  ilahi şeriatte  insanların  maddi ve  manevi  haklarına  rahmet ve  adalet temelinde  büyük  ölçüde  yer  verilmiştir. Bu  vesileyle  her  insan  gerçek  yaşamdan  payını  almalı,  vge  çaba   arzulanan   tekamule   doğru  yol   almak için  çabalamalıdır. Bu  kuşatıcı yaşam  konzeptinde insanın  hiç  bir  gerçek hakkı  payimal  olmadığı  gibi  tahakkukunun  gerekliliği  üzerinde  önemle  durulmuştur.

Dolayısıyla  Allaha imanın   insan  yaşamında   önemi   azalmamalı veya  yok  olmamalı. Nerde  böylesi   bir  durum  söz  konusu  olmuşsa   insanlar  kendi aslı ve  asaletinden  uzaklaşıp   kendi  saadet ve  tekamulleri  için    donandıkları  imkanları  istenilen  şekilde  kullanıp   inkişaf  ettirmeyi  ihmal etmişlerdir. Buna  binaendir  ki  İslami evrensal  insan  hakları  beyannamesinin  birinci    maddesinin   (B)  şıkkında, bütün   varlıklar   Allah’ın  aile  efradı  olarak  tranımlanmışlardır. Allah  nezdinde  en  makbul ve  sevimli  olanlarınsa insanlara   faydalı  olanıdır. Hiç   kimsenin  takva ve  güzel amel ve   davranış  dışında  başkasına  karşı  bir  üstünlüğü  söz   konusu  değildir.

Bu   anlamda   yaşam,  insana  verilen ilahi  bir  vergidir ve  her  insan için  teminat altına alınması  gereken  bir  hakdır. Bütün  insanlar,  toplumlar ve  hükumetler   bu  hakları  korumak ve  yapılan  ihlallere  karşı  savunmakla    yükümlüüdür. Dolayısıyla   insanların yaşam  kaynağının   yok  olmasıyla  sonuçlanacak  her  türlü  girişim  yasak ve  haramdır. Allahın  irade  buyurduğu kadarıyla   insanlık  yaşamını  teminat  altına  almak şer’i  bir   mükellefiyettir. Ölmüş  olan  bir  insanın  cenazesine  dahi  saygı  göstermek  lazım.   Kahire  insan  haklarının  ikinci  maddesinde insan  ölüsüne  dahi  saygısızlığın  yapılmasının   yasak   ve  haram olduğu açık  bir  dille  ifade  edilmiştir. İslam  insan  hakları  beyannamesinde  ayet ve   hadislere  istinaden  25   madde  halinde  insan  hakları    birer  birer  zikredilmiştir. Bu  beyannamenin  günümüzde  okullarda  okutulması ve  hakkında  insanların  bilgilendirilmesi  yerinde  olacaktır.  Çünkü  bu  hakkların  tam  anlamıyla temin edilmesinin  çok  uzağında  bulunmaktayız. Devletler ve  milletlerin  ortak  yoğun  çabalarıyla  her  kesin  bu  haklardan yararlanmalarına  fırsat   sağlamak  için  çab  göstermek  lazım.

 

 



Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :