Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 77955
Yayın Tarihi : 7/4/2015 6:58:49 PM
تعداد مشاهدات : 209

İslamı Tanıma 147 (İslam ve İnsan Hakları 23)

Evlilik çağına varan her erkek ve kadın, ırk, uyrukluk veya din bakımından hiçbir kısıtlamaya tabi olmaksızın evlenmek ve aile kurmak hakkına haizdir. Her erkek ve kadın evlenme konusunda, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hakları haizdir

Tarih: 05.06.2015
Hatip: Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah Ramazani


BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salatve selam ise kalblerimizin mahbubu, nefislerimizin  munisi, günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya,  Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyti ile   mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

Tüm  dinler, kültürler ve  yaşam  felsefelerinde üzerinde  önemle  durulan  konulardan  biri de kadın, erkek ve  aile  konusudur. İnsan  hakları  evrensel  beyannamesinin  16  maddesinde  şöyle  denilmektedir: 

Evlilik çağına varan her erkek ve kadın, ırk, uyrukluk veya din bakımından hiçbir kısıtlamaya tabi olmaksızın evlenmek ve aile kurmak hakkına haizdir. Her erkek ve kadın evlenme konusunda, evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hakları haizdir.
Evlenme akdi ancak müstakbel eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır.
Aile, cemiyetin tabii ve temel unsurudur, cemiyet ve devlet tarafından korunmak hakkını haizdir.
Konuyla  ilgili  olarak İslam insan  hakları  beyannamesinin 19. Ve 20.maddelerinde  şöyle  denilmektedir.

Madde 19 – Aile teşkil etme Hakkı
 a) Her şahsın, evlenme, yuva kurma, çocuklarını, dinine, kültürüne gelenek ve göreneklerine uygun olarak yetiştirme hakkı vardır. Her eş, belirtilen hak ve imtiyazlara sahip olup bu konuda Şeriatça açıkça bildirilmiş mecburiyetlere uyma zorunluluğunu taşır.
 b) Çiftlerden her biri, diğerinden, haklarına ve değerlerine saygı bekleme hakkına sahiptir.
 c) Her eş, imkânları nispetinde, hanımının ve çocuklarının bakımını üslenir.
 d) Her çocuk, anne-babaları tarafından en iyi şekilde bakılma ve yetiştirilme hakkına sahiptir.  Genç çocukları çalıştırmak yasaktır. Aynı şekilde çocuğun karşı çıktığı bir işte onları çalıştırmak veya onun tabii gelişimine zararlı herhangi bir işi ona zorla kabul ettirmek de yasaktır.
 e) Eğer herhangi bir sebeple anne ve baba çocuklarının bakımını yerine getirme imkânına sahip bulunamıyorlarsa kamu harcamalarından çocuklarının bakımını üslenmek topluma ait olur.
 f) Her şahıs, çocukluğunda, ihtiyarlığında ve güçsüz kaldığında, ailenin tıbbi ihtimam ve koruması yanında maddi desteklerinden yararlanma hakkına sahiptir. Anne ve babalar, çocukları tarafından korunma, tıbbi ihtimam ve maddi desteklerinden faydalanma hakkına sahiptirler.
 g)Annelik müessesesi, ailenin ve toplumun(ümmetin) kamusal teşkilatlarının özel yardımı, ihtimamı ve saygısı hakkına sahiptir.
 h)Aile içinde, kadınlar ve erkekler, çocukları ve anne-babalarına karşı müşterek sorumlukları esasında, cinslerine, yeteneklerine, kabiliyetlerine, tabii eğilimlerine bağlı olarak sorumluluklarını ve mecburiyetlerini yerine getirmekle mükelleftirler.
 ı) Hiçbir kimse rızasına aykırı olarak evlendirilemeyeceği gibi bu husustaki hukuku haklarından mahrum bırakılamaz.   

Madde 20- Evli Kadının hakları
Her evli kadının,
 a)kocasının yaşadığı evde yaşama hakkı vardır,
 b)eşinin yaşadığı seviyeden aşağı olmamak kaydıyla belli bir hayat seviyesinde yaşamak için gerekli imkanlara sahip olmak; boşanma gerçekleşmiş ise gelirleri, maddi imkânları ve kendi kazançları ne olursa olsun yasal bekleme süresince(iddet) kocasının kaynaklarıyla kendisinin olduğu gibi, bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının da varlıklarını uygun tarzda devam ettirmek imkânlarına sahip olma hakkı vardır;
 c)Kadın, şeriatın getirdiği usuller çerçevesinde, evliliğin kanuni bir şekilde sonlandırılmasını isteme ve evliliğe son verme hakkına sahiptir; bu hak, hâkimler önünde boşanma isteğine ilave edilir.
 d)Aynı şekilde, kanunî olarak, eşine, anne-babasına, çocuklarına ve diğer yakın akrabalarına varis olma hakkına sahiptir,
 e)-Eşlerin her biri, evlilik süresince veya boşanma vuku bulmuş olsa bile hayat arkadaşına ait değerleri korumak, onun gizli sırlarını ifşa etmemek ve ahlaken yahut yaratılıştan var olabilecek gizli ayıplarını açığa vurmamakla mükelleftir. Bu hak, eşinin karşısında olduğu zamanlarda ve boşanma sonrasında da devam eder

Bu  bahsedilen  bir  kaç  madde  hakkında  söylenecek   çok sey  vardır, ancak  biz  öncelik arzeden bir  kaç  hususa değineceğiz.

Birinci  husus: İslam  açısından kadınlar ahlak,  yaratılış, tabıat  ve insaniyet alanlarında  erkekle eş  değerdedir.  Nitekim Resulü  Ekrem aleyhi  salatu ve  selam  konuyla  ilgili  olarak  şöyle  buyurmaktadır: “Muhakkak ki kadınlar erkeklerin diğer  yarısıdır.     (Müsned c 6. s 256.)Yani  kadın ve erkek  insanlık  bütününün yarımını  oluşturmaktalar. Birliktelikleriyle  tam  bir bütün (kamil) insan  oluşmaktadır.

Dolayısıyla Kur’anı  Kerimde bahsedilen insanın  yaratılış  kısası kadın  ve  erkeği,  yani  insanlığın iki  cinsini de  kapsamaktadır. Yani Allaha  halife  oluş, meleklerin secdesi, ilahi  ruhun  üflenmesi, isimlerin  öğretilmesi, şeytanın  vesvesesi, cennetten atılması ve  diğer  bir takım hususlar  kadın ve erkek  her  iki cinse de  şamildir. ( Bakara 30 ila 38. Ayet  Nisa 1, A’raf 27.10,189. Hıcr 42, 26. Neml 72. Isra 29.)

Ayrıca Kadın ve erkeğin  yeteneklerini  anlatırken, kadın  ve erkeğe  eşit  bir  yaklaşım ve  bakış  sergilemektedir. Her  iki  cinste  tüm  istidat ve  yeteneklerin  kaynağı olan  ilahi  ruha sahip  bulunmaktalar.  „“Kendisine çeki düzen  verdikten sonra  kendi ruhumdan  üfledim, akabında    melekler  ona secdeye  kapıldılar“ Bakara  suresi.  Ortak fıtrat, ahlaki  vicdana  hem  kadın  ve  hem  erkek  sahip  bulunmaktalar. 

Allah  değişmeyen  bir  fıtrat  üzerine  insanları  yaratmıştır. (Rum 30.) Ahlaki  vicdan konusunda   Şems  suresi   7ila 9. ayeti  kerimelerde  Yüce  Allah  şöyle  buyurmaktadır  Andolsun nefse ve  onu yaratıp  düzenleyene, sonra  ona  kötülük ve  iyiliğini  ilham edene. Gerçekten onu (nefsini) kötülüklerden arındıran kimse  kurtuluşa ermiştir. Onu  küfür  ile  kirleten  ise şüphesiz  ziyan etmiştir. 

Emaneti  yüklenme  konusunda da  kadın erkek  eşit  bir  konumdadırlar.  Konuyla  ilgili Ahzab  suresinin  72. ayeti  kerimede  şöyle denilmektedir:  Kuşkusuz, biz o emaneti, göklere, yere ve dağlara  sunduk, onlar  bunu  yüklenmekten çekindiler ve  ondan  korktular. Ama  insan  onu  yüklendi. O çok zalim va  cahildir.  İnsani  tabiat,  ilim,  salih amel ve  kulluk  konusunda da  kadın erkek  arasından   her  hengi   bir    fark   gözetilmemiştir. Her şey  insanın, kadın ve erkeğin  hizmetine  verilmiştir. Yani  kevni  hizmet  konusunda da  kadın erkek  arasında   bir  fark  yoktur.  Hacc  suresi 65. Ayeti  kerimede  Yüce  Mevla  şöyle buyurmaktadır:  Allah’ın yerde  olan  her  şeyi  ve emri  uyarınca denizde  dolaşan  gemileri sizin emrinize verdiğini  görmedinmi? Göğü  de, izni  olmaksızın yere  düşmekten O korur. Allah  insanlara  çok  şefkatli  ve  merhametlidir.   Sözün  kısası maddi ve manevi konularda,  ameli salih  ile  hayatı  tayyibeyi  elde etme  kosunda da  kadın    ve  kulluk    mükellefiyet dahi  tüm  hususlarda  kadın ve erkek  eşit  statuye  sahip  muahataplardır

 


Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :