Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 77793
Yayın Tarihi : 7/1/2015 3:18:35 PM
تعداد مشاهدات : 219

İslamı Tanıma 149 (İslam ve İnsan Hakları 25)

Evlilik aslında sevgi ve saygı ve karşılıklı fizyoljik ve psikolojik ihtiyaçların giderilmesine dayalı bir toplu sorumluluk sözleşmesidir. Tabiki evlenmek ve yuva kurup evlat sahibi olmak tabii bir ihtiyaçtır.
Tarih: 19.06.2015
Hatip: Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah Ramazani
 
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salatve selam ise kalblerimizin mahbubu, nefislerimizin  munisi, günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya,  Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyti ile   mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

 Başta kendi nefsim olmak üzere hepinizi İlahi takvaya, Allah’ın emirlerine sarılmaya ve yasaklarından ise kaçınmaya davet ediyorum. Takva en iyi azık  cennetin anahtarı ve cehennem  ateşine  karşı  ise  koruyucu  siperdir.

Batının  insan  hakları  evrensel  beyannamesinin 16. Maddesini ve    İslami  insan haklarının 7.ve 10.  Maddelerini ele alıp bu maddeler  ışığında   aile    konusunu ele alıp  inceledik. Bu  maddelerin tümü  aileyi toplumun temel  taşı ve  asıl çekirdeği  olarak  tanımlamaktalar. Bu  konunun  izahı  için   gündemde  olan  bazı  hususlara değinmek gerek.

 

BATIYLA  İSLAMIN İNSAN HAKLARININ EVLİLİK İLE İLGİLİ MADDELERİNİN  MÜŞTEREKLERİ 

Bu  maddelerin  müşterekleri  şöyle:

1-Kadın  insani kişiliği ve  onuru  itibarıyla erkekle eşittir. Bu açıdan kadınla erkek  cinsi  arasında  bir   fark söz konusu  değildir.

2-Kadının toplumsal  bir kişiliği  vardır ve erkek  gibi insani kişiliğiyle yaşama hakkına sahiptir ve  erkek   onurlu  yaşamın tüm  imkanlarına  sahip  olmalı.

3-Kadın da erkek gibi mali konularda ve  taahhütlerinde mustakildir. Her ne kadar  batının insan hakları beyanında  bu hakk açıkca tasrih edilmemişse de,  ancak  batıya hakim  olan hukuki  diğer  kanun maddlerine  dikkatle  kadının  bu  hakkının  korunduğun görüyoruz.

4-Evlilik kadın ve erkeğin özgür  iradesiyle  şekillenmelidir.

5-Aile  toplumun temel ve  tabii   esasıdır, hem  toplum ve  hem de hükümet tarafından korunmalıdır.

BATI İLE İSLAMIN  İNSAN HAKLARI BEYANNAMELERİNİN  AİLE  İLGİL MADDELERİNDEKİ FARKLILIKLAR

1-İslam aileye  çeki  düzen  vermek ve  kıyamını temin altına almak için kadına ve erkeğe mahsus  bazı sorumluluklar  öngörmektedir. Örneğin  mehir ve nafaka, yeme, içme , mesken ve diğer  harcamalardan erkek sorumludur. Ailenin  idaresini, çocukların terbiyesini, sevgi ve  şefkatıyle  aile  yuvasını  sıcak tutma  görevini de  kadına  yüklemektedir. Kadın  bu alandan her kesten daha  iyi  rolünü  oynayabilir. Tabiki  karşılıklı  hukuku beyan eden İslam, ahlaki kural ve  prensipler  üzerinde de önemle  durmaktadır.

2-İkinci  bir  farklılıkta  şudur: İslam kadın ve erkeğin denkliği  üzerinde  durmakta. Dindarlık.sosyal  durmu, eğitim ve ekonomik denkliğe  dikkat çekilmektedir. Tabiki  tercih konusu  olan  denklik  ise dini ve ahlaki değer ve erdemlerde  kadın ve erkeğin birbirinin dengi  olmasıdır.

3-Bir  diğer  fark  ise  şudur: İslam  her  yönüyle  sağlıklı  bir ailenin şekillenmesi ve   düşünülmemiş ani  yanlış  kararların alınmasını  önlemek için kızın velisinin de onayını  şart  koşmaktadır. Bu şart  kız  çocuğun menfaatlerini  korumak ve  sağlıklı  bir  karar  alması  için  ona  yardımcı  olmak  ve geleceğini  mümkün  olduğu  kadarıyla  teminat altına  almak  içindir. Dolayısıyla evlilik  konusunu   basite  almamak gerek. İnsanın kendi  hayatındaki en  önemli  kararıdır. Bir  ömür  boyu  insan kendisiyle  yaşıyacağı ve  her  şeyini  paylaşacağı  hayat arkadaşını seçiyor. Bunun için   velisine  ve  işin erbabı  olan  insanların klavuzluğuna  ihtiyaç  vardır. Bu  konuya  gerekli  olan ihtimamın  gösterilmemesinden dolayı genç  neslin evliliklerin  bir  çoğu  ilk yıllarda  başarısızlıkla  sonuçlanmaktadır.  Bunun için İslam  dini,    seçimi  konusunda  dikkat edilmesi  gerken  bir  çok  hususu  tavsiye etmektedir. Eğer  bu  tavsiyelere  uyulursa  bir  çok evlikik   daimi ve  payıdar  olacaktır

İSLAM  AÇISINDAN EVLİLİK

Bu  meyanda  İslamın  mukaddes aile  yuvası hakkında  üzerinde  durduğu bazı konulara  değineceğim:

 Evlilik aslında  sevgi ve  saygı ve  karşılıklı  fizyoljik ve  psikolojik  ihtiyaçların giderilmesine dayalı   bir  toplu sorumluluk sözleşmesidir. Tabiki  evlenmek  ve  yuva  kurup  evlat sahibi  olmak  tabii  bir  ihtiyaçtır.   Allah   (c.c)ve sevgili Peygamberimiz bu  tabii ve fıtri ihtiyacın  usulüne  göre  ber  taraf edilmesini  emir  buyurmuşlardır. Bunun işçindir ki  Peygamber  efendimiizn  hadislerinde  evliliği ve dolayısıyla aile  yuvasını yer  yüzündeki  en  güzel  bina  olarak  tanımalmıştır.  “İslam dinine Allah  nezdinde evilikten daha  sevimli ve  daha  aziz (üstün) bir bina  inşa edilmemiştir.” Evlilkle elde edilen  huzur ve  kaynaşma  hakkında  ise  İmam Caferi Sadık  hazretleri  şöyle  buyurmaktadır: “ Allah  erkek  için  kendisine  ısınması, şehevi  ihtiyaçlarını temin etmesi ve  evlatlarına anne  olması için kadınlar  yaratmıştır”  Tabiki  kadınlar içinde  kaynaşmaları ve  evlatlarına  baba  olacak erkekler  yaratmıştır.  İnsan  evlenerek  huzur ve  sükunetini  yakalayıp   meşru  çerçevede  şehevi  isteklerini  bertaraf etmenin  yanı  sıra, evlilk sayesinde  insan  bir  çok  çeşit  ahlaki  erdem ve  faziletle  donanmış  oluyor. Bunun içindir  ki  İslam  kültüründe ve  öğretilerinde evlenmeyen kimsenin  imanı ve  dini eksik  oarak  tanımlanmaktadır. İnsan evlenerek  imanının yarsını şeytanın şerrinden ve  vesveselerinden veya  iğfalinden  korumuş  olur.  Evlenen kimse  imanının yarısnı  kurtarmışır. Diğer yarısının korunması  için allahtan   korksun”  Evlilkle  insan hem maddi ve  hem de  manevi  tahareti elde etmiş  olur. Gerçek  insani  kimliği ve kişilği  şekilenmiş  olur.  Yani  insan evlilikle  onur ve  kıvamını yakalamış  olur. Kasıtlı  olarak  bu mukaddes görevi  ihmal etmek saplantılara ve  ahlaki  çöküşe sebebiyet  verir. Hem birey ve  hem de  toplum  için ciddi  tehlikeleri  beraberinde  getirir




Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :