Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 68408
Yayın Tarihi : 2/13/2015 11:52:19 AM
تعداد مشاهدات : 232

İslamı Tanıma 134 (İslam ve İnsan Hakları 10)

Ahlak ilimi, insanı kurtuluşa veya helakete götüren sıfatları tanıma ve kurtuluşa götüren sıfatlarla donanip helakete götüren sıfatlardan da kaçınma bilgisidir.
 

Tarih: 16.01.2015
Hatip: Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah Ramazani

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salat ve selam ise kalblerimizin mahbubu, nefislerimizin  munisi, günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya,  Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyti ile   mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

 Başta kendi nefsim olmak üzere hepinizi İlahi takvaya, Allah’ın emirlerine sarılmaya ve yasaklarından ise kaçınmaya davet ediyorum. Takva en iyi azık  cennetin anahtarı ve cehennem  ateşine  karşı  ise  koruyucu  siperdir.

 

İnsan  hakları  konusunda üzerinde  durulması  gereken  bir diğer  husus  ta  şudur.  İnsan  haklarında veya  bu  haklar  ile  ilgili  hukuki  düzenlemelerde  ahlaki gerekler ve  gereksizler ( tavsiyeler ve  nehiyler)  nasıl  bir   rol  ifa etmektedir.  Konuya giriş  olması  hasebiyle şu  hatırlatmada   bulunmak  yerinde  olur. Merhum  Neraqi   gibi bazı  alimler  ahlakı  bir  ilim  olarak  tanımlıyor  ve  şöyle  diyorlar. “ Ahlak  ilimi, insanı kurtuluşa  veya  helakete   götüren sıfatları tanıma ve    kurtuluşa  götüren   sıfatlarla donanip  helakete  götüren  sıfatlardan da  kaçınma   bilgisidir.”1 Jaks  gibi  avrupalı   bilim adamları da ahlakı  bir  nevi  ilim  olarak  tanımlamış ve  şöyle  diyorlar  “ Ahlak  ilmi, insan   davranışlarını olması  gereken  şekliyle  tahhakkukunu  anlatan   ilimdir” 2 Bazı   hukukçular da  hukukun  tanımında  şöyle  diyorlar: “ Hukuk  toplum bireylerinin ilişkişkilerin  hakim  olan ve yükümlük  getiren  kanunlar  bütünüdür” 3 Dolayısıyla  hukuku insanların  yaşamıyla  ilgili  kanunlar  bütünü  olarak  ta  tanımak  mümkündür.  Bu  kanunların  insanlar arası  ilişkileri  yönlendirip düzenlemesi  lazım.  Kanun  olması  hasebiyle de  uygulanması ve  her  kes  tarafından  saygı  gösterilmesi  lazım.

Geçmiş hutbelerde de  işaret ettiğimiz  üzere, İnsan   hakları, insanlarla  ilgili bir   takım    toplumsal  kanunlar ve  kurallar  bütünüdür ve  bu  kanunların  uygulanmasıyla, insanlar  sahip   bulundukları  onur  ve  saygınlıkla  haklı  talep ve  isteklerine  kavuşabilirler.
 
Bu  bağlamda  bilinmesi  gereken  bir  diğer  hususta  şudur: Ahlakın  hukuk  ile  yakın  irtibatı  bulunmaktadır.  Fransanın  meşhur  hukuk  bilimcisi Corç  Riper   gibi  bir  uzman

“Medeni  taahhütlerde ahlaki kural” adlı  kitabında  ahlak  ile   hukuk  arasındaki  yakın ilişkinin  altını  önemle  çizmektedir.  İslamda ahlak ve  hukuka  verdiği  öneme  dikkatle hukuk  ile  ahlak  arasındaki  irtibatın önemine  vurgu  yapmaktadı


Eğer  hukuk  ile  ahlakın alan ve  sınırları  hakkında  dikkatli  bir  araştırma yapılırsa, bu  ikisinin arasındaki  irtibat  daha  iyi  anlaşılmış  olur. Bu meyanda şu  hususa  değinmek lazım.  Bir  çok  ahlaki  kural  aynı zamanda hukuki  kural   olarak  da geçmektedir. Başkalarının  mal, can ve  namusuna  saldırı  ve  tecavüzü    suç   ve  cinayet  sayan  kanunlar  gibi.  Bu  kanunlar  hem  ahlaki ve  hem de  hukukidir.  Ahlaki  açıdan  bu  tür    tecavüzler  ahlaki  rezalet  olarak tanımlanmaktadır.  Ahde  vefa veya   haksız  yere  varlık edinmeme  gibi  prensipler de  hem  ahlaki ve  hem  de  hukuki  bir  mahiyet taşımaktadır.

Ayrıca bazı  ahlaki  kurallar, hukuki  kanunlar  mecmuasında    göz  önünde  bulundurulmamış olmasına  rağmen,  Vukuu  halinde bir   hak  ihlali  olarak  hukuki  takibe  tabi  tutulabilir.  Örneğin  yalan   ahlak  ilminde  tüm  rezaletler  ve  kötülüklerin    anahtarı  olarak   tanımlanmaktadır. “ Tüm kötülükler bir evde toplatılmış ve   bu  kötülük evinin anahtarı  ise  yalandır.”4

Bunun için   yalancı  kimsenin   toplumda   bir  yer  ve  saygınlığı  olmaz. Fakat  yaygın  olan  hukuk  düzeninde  yalan  konuşmak  bir   suç   sayılmamaktadır. Ancak  mahkemelerde  şahitlik  yapılırken   veya bir  vasiyete şahit  olunurken ve benzeri  durumlarda yalan  konuşmak  suçtur. Aynı  şekilde    ulaşım ve  taşımacılık ile  ilgili  düzenlemeler  ilk etapta   hukuki  olarak  gözükmekteyse de  ancak    dikkatlice  ele  alındığında  konunun  ahlaki  boyutunun da  bulunduğu  anlaşılmış  olacaktır.  Çünkü  bu tür faaliyetlerin sonucu amme  menfaatının ve  mutluğunun  teminidir.  Her  kes  bu  hayırlı  işlerden  fayda  sağlar.  Amme  menfaatı ve  maslahatı  için  çalışmak ise  en  önemli  bir   ahlaki  erdem  ve  fazilettir.


Ahlak ve  hukuk  arasındaki  irtibati açığa  çıkaran  bir  diğer  husus  ta  şudur: Ahlak  insan  haklarının alt  yapısını oluşturmaktadır. Eğer  beşeri  toplum ahlaki  terbiyeye  önem  biçip

ahlaki  davranış ve değerlerle  donanırsa, hukuki  sorunların  tümü  kolaylıkla  kontrol  edilip çözüme  kavuşturulmuş  olur. Tabiki  yanlızca  ahlaki   bilgi veya  ahlak  ilmiyle  yetinmemek  gerek.  Uygulamalı  ahlak( Ahlak-ı  ameli)  ve  tehzibi  nefs ile  donanmak  günümüz  insanının  en  fazla  ihtiyaç  duyduğu  husustur. Tabiki sadece  günümzde değil tüm zaman  ve  zeminlerde insanlığın   yaşamında  ferdi,  bireysel, ailevi,  toplumsal, siyasi ve sosyal  tüm alanlarda  ahlaki davranışın  sergilenmesi  tüm  insanlar  tarafından  hoş  karşılanmış ve  övülmüştür.


Öyle  görülüyorki  günümüz  dünyasının  yitiği  dini  ahlaktır. Dini öğretilere  dayalı  ahlak, insan  ila  Yaratıcı arasındaki ilişkileri  belli  bir  rüşd aşamasına ulaştırır. Bu aşamaya  ulaşan  insan ilahi  inançla  temiz ve  pak insani  yaşamı  tecrube etmeye  başlar.  Günümüzde internet, mejazi alan, siber  teknoloji ve uzay alanındaki  teknolojilerle  ulaşımın gelişmiş  imkanları    hayatı  önemli  ölçüde  etkilemekte ve yönlendirmektedir. Bu  imkanların insanı   rahat  düşkünü, sultacı, zorbacı  ve  liberalleştirip kolaylıkla  insani  değerleri  ayaklar  altına  alıp   başkalarının  hak ve  hukunu    payimal edecek   bir varlığa  dönüştürebilir.
 
_______________________________________________________________________
1-Muhammed  Mehdi Neraqi Camiussaade  Kitabı c 1. S 85
2-Jaks,  Ahlak Felsefesi, uygulamalı ahlak, s 18
3Nasır  Katuziyan, İran  Hukuk  Sistemi  Araştırması ve  Hukuk  İlminin  Mukaddimesi S 15

 

 

 


Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :