Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 66460
Yayın Tarihi : 1/15/2015 6:12:42 PM
تعداد مشاهدات : 353

Vahdet Haftası Kur'an ve Ehl-iBeyt Merkezi Offenbach’da kutlandı

Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.a)’nın ve İmam Cafer Sadık’ın mübarek doğum günleri ve Vahdet Haftası Kur'an ve Ehl-iBeyt Merkezi Offenbach’da kutlandı.

Welayet News - Almanya ve Hollanda şehirlerinden gelen Ehl-i Beyt dostlarının katılımıyla düzenlenen merasimde Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.a) ve İmam Cafer Sadık’ın doğum yıldönümleri coşkuyla kutlandı.

Merasim Kari Celili tarafından okunan Kur’an ile açıldı.

Toplantının sunuculuğunu yapan İsmail Bozukluhan Hoca kainatın Efendisi İslam Peygamberi'nin veladetini tüm müminlere tebrik etmeye gelen mümin kardeşleri selamladı..

İlk konuşma için Ayşe Küçüksu hanımefendi  kürsüye davet edildi.

Ayşe Küçüksu hanımefendi Peygamber Efendimiz'i doğru tanıma yolu üzerine sunduğu konuşmada, Peygamber Efendimiz'in hadislerinin önemine ve Vahiy’den kaynaklandığına değindi.  

Muhterem konuşmacı Peygamber Efendimiz'in veladetinin önemini şu sözlerle belirtti:

’’Müslümanlar hakkıyla Peygamber Efendimiz'in veladetine önem vermemişlerdir. Hristiyanlar Hz. İsa’nın doğumunu görkemli şekilde kutluyor hatta bu kutlamayı Müslümanlar'a aşılıyorlar. Ama malesef Müslümanlar arasında en büyük insan olan Peygamberimiz'in doğum gününü bilmiyorlar. Biz Müslümanlar Peygamber Efendimiz'in üstün ahlakını öğrenmeli ve kendimize örnek almalıyız, böylece çocuklarımızda aşina olacaklardır. Bu doğrultuda Peygamberimiz'in veladetini kutlama ve hatırlama eşsiz önem arz etmektedir.’’

Hollanda Sakaleyn Gençliği'nden kız grubu Kur’an tilaveti için kürsüye çağırıldılar. Manevi bir tilavetiyle toplantıyı aydınlatan kız grubunun ardından Sultan Aksoy hanımefendi Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.a)'i medh eden şiirini konuklarla paylaştı.

İkinci konuşma Yunus Çakar tarafından Almanca olarak sunuldu. Genç konuşmacı güncel hadiseleri konu ederek Müslümanlar'ın dikkatli ve birlikte hareket etmeleri gerekliliğine işaret etti. Bir tarafdan Avrupa’da yayılan sağcı aşırıcılık ve yabancı düşmanlığı tehlikesine ve diğer tarafdan İslam adına terör eğilimli örgütlerin tehlikesine karşı İslam'ın barşıçıl ve makul özüne sahip çıkmamız gerektiği vurgulandı.

Program Peygamber Efendimiz'in hayatını anlatan sanatsal bir sinevizyonla devam etti.

Bir sonraki konuşma için Kevser Şimşek hanımefendi kürsüye davet edildi.

Muhterem konuşmacı Peygamber Efendimiz'in hakikatini ve Peygamber'e karşı bizim vazifemiz ve gerekli inancımızı şiirsel bir anlatımla sundu.

Al-Mahdi müdürü Hüccet-ül İslam Meşkur, Kur’an ve Ehl-i Beyt Merkezi'nin özel konuğu olarak konuşmasını yapma için kürsüye çağrıldı.

Hüccet-ül İslam Meşkur, konuşmasında hakiki İslam'ın bir kaç ilkesini konu etti. Peygamber ve Ehl-i Beyt Mektebi'nde yanlışa hiçbir zaman müsaade edilmediğini muhterem konuşmacı ilkeler temelinde şu sınıflandırmayla açıkladı:

’’Birinci ilke: Hedef ve aracın uyumu. İnsanlar bir dava yürütürken üçe bölünürler:

  1. Hem hedef hem araç gayri meşru ise iyiliğe  ve hakikate aykırıdır.
  2. Hedefler görünüşte kutsal ve doğrudur ama araçlar gayri meşru ve yanlıştır. Buna örnek bizim zamanımızda bir çok örgüt gösterilebilir. Hedefleri İslam ve Kur’an'ı savunma olduğundan her aracı kullanmayı kendilerine meşru gören insanlar hikmetten ve ahlaktan yoksunlardır.
  3. Peygamber ve Ehl-i Beyt Mektebi öğretilerinde ise hedef ve araç ikiside doğru olmalı. Ahlak ve hikmete dayanmalı. Doğru hedefe ancak doğru araçla gidilir ilkesi eksene alınır.

Muhterem konuşmacı bu yönde bir diğer ilkeye değindi:

’’İkinci ilke ise Allah’a tevekkül etmektir. Mümin hakkıyla Allah’a tevekkül ederse hiçbir yeryüzü sebebinin İlahi iradeyi engelleyemeyeceğini bilir. Eli boş ve sayı olarak az olsalarda müminler düşmanın çok sayıda olmasına karşı umutsuzluğa düşmez ve cesaretle karşı koyarlar. Tefekkür ve tedbir önemli asıllardır ama bunların üzerinde Allah’a tevekkül ilkesi vardır.’’

Toplantının kapanış konuşması Kur’an ve Ehl-i Beyt Merkezi önderi Seyda Muhammed Avci tarafından yapıldı.

Avci Hoca konuşmasında hakiki mümin olmanın ve Allah’a kavuşmanın yolunun Peygamber Efendimiz'i hayatımızda örnek almamız gerektiğini vurguladı:

’’Ayette  Allah ve melekleri Peygamber'i selamlıyorlar. Yani sürekli selamlıyorlar. Selamlama! Burda dikkat etmemiz şudur: Allah’ın devamlı Peygamberimiz'i selamlaması kendi nezdine sürekli onu hatırlayıp sonsuz rahmet kapısını ona açtığını gösterir. Böylece kim Peygamber'le olursa Allah’ın rahmetine nail olmak anlamındadır. Rahmet okyanusuna açılan yol Peydamber'dir. Ne zaman bizler Peygamber'in hayatıyla özleşirsek o rahmeti hakk ederiz.’’

Seyda Muhammed Avci konuşmasının devamında müminlerin ayette belirlendiği önemli tanımına işaret etti: ‘’Onlar kafirlere karşı oldukça vakarlı müminlere karşı ise merhametlilerdir’’ Bu ayette en üstün örnek Peygamber Efendimiz'in mübarek vücududur. Peygamber'le olmanın şartı olan pak bir kalp ve temiz bir hayat ve inanç olduğu konuşmada altı çizildi.

Avci hoca konuşmasının sonunda İslam dininin hayat dini olduğunu ölüm ve katl olmadığını belirtirek, İslam düşmanlarının İslam'ı cinayet dini olarak gösteriliyorlar.

’’Peygamber'siz bir İslam'ın sonu cinayet ile sonuçlanıyor. Biz Peygamber ile birlikteysek hayatımız İlahi olur. Allah buyuruyor: ’’(onlara deki) Allah’ı çok seviyorsanız  bana itaat edin.’’ Bizler Allah ve Peygamber tarafından sevilmek ve bağışlanmak istiyorsak Peygamber'e itaat etmeli ve o İlahi nuru hayatımıza almalıyız. Risalet mektebinde olmak istiyorsak Peygamber'i bir ahlakı kendimize kimlik olarak almalıyız.’’

Toplantı Hollanda Sakaleyn Gençlik İlahi grubunun okuduğu ilahiler ve tevaşihle sonlandı.


Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :