Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 65616
Yayın Tarihi : 12/31/2014 1:12:43 PM
تعداد مشاهدات : 410

Hamburg İslam Merkezinde Görkemli Manevi Bir Gece

13-14 aralık gecelerinde Hamburg İslam Merkezinde “Manevi Gece” adı altında görkemli bir program düzenlendi. Bu merasime farklı illerden almanca konuşan yüzün üstünde genc katılmış oldu. Bu manevi toplantıda Kur’an tilaveti, vaaz ve hitabeler, fıkhi sorular ve cevaplar ve topluca dua okumak gibi merasimler düzenlendi. Ayrıce bu görkemli programda bir kitap ve kültürel sergi düzenlendi


Bu  manevi  merasimin  birinci  gününde Hamburg  İslam  Merkezi  Başkanı  Ayetullah Ramazani   bir  konuşma  yaptı. Gençlerin  coşkulu ve  görkemli  bir şekilde  bu  “manevi  gece”  merasimine  katılmasından   duyduğu  memnuniyeti   dile  getirip  şöyle dedi.  Bu  tür  merasimlerin  daha  fazla  ve  kısa   aralıklarla  düzenlenmeli. İnsan  kendini  muhasebeye  çekmek ve  kendsiyle  halvette   bulunmak  için  bu   tür  merasimlere  ihtiyaç  duymaktadır. Terbiye ve  tezkiyede  ilk adım,  kişinin kendisiyle  uğraşması ve  kendisine  çeki  düzen  vermesinden  geçer. Yani  insanın manevi  tekamulü  için  ne  yapması    ve  hangi  adımları atması  gerektiğini  düşünmesi  için  bu tür  merasimler  iyi  bir  fırsattır. İmam Ali  hazretlerinin de  buyurduğu  gibi:  İnsan  önce  kendisini  terbiye etmeli  ve  kendisini  terbiye  etmemiş  olan  kimse   başkasını  terbiye  edemez. Manevi  gece,   nimetleri  bağışlayan Rabbbimizi  daha  iyi  tanımak  ve   verdiği  nimetler  üzerinde  daha  fazla  tefekkür  edip  Allaha  hamd  ve   şükrümüzü  kavlen ve  fiilen    ifade etmemiz  içinde   çok  değerli  bir   fırsattır.   Nimetlerin   şükrü,  nimeti  Allah’ın  emir  buyurduğu  şekilde  kullanmaktır.  Bu  tür geceler  kişinin   mabuduyla  daha  samimi  ve  ciddi  bir  şekilde   dua ve  münacatta  bulunması ve  kendisiyle de  barışmasına  imkan  sağlar.


 Hamburg  İslam Merkezi   Başkanı  konuşmasının  bir  diğer  bölümünde  ise  şöyle dedi: Günlük  yaşam ve   dünya  hayatı  bizleri çokca  meşgul etmektedir. Bazen  insanın  bu  meşgaleden ve günlük normaliteden  uzaklaşması  ve  kendisiyle  ilgilenmesi   lazım.  Kendisi  üzerinde  araştırma ve  mütlaada  bulunması    ve  kendisini  tanıması  gerek. İnsanın  kendisiyle  barışması  için  bu  halvetler  iyidir.  Bu  vesileyle   insan  kendi  iradesini    güçlendirmeli  şu  anlamda,  yanlızca  Allaha  kulluk  yapmalı  ondan  etkilenmeli ve  O’nun  dışında  hiç  bir  güç  ve  kuvvetten  etkilenmeyecek ve  boyun  eğmiyecek  bir   azim ve  kararlılık  göstermeli. İnsan  gaflet  uykusundan  uyanmalı ve   uyandıktan  sonra kendini  tezkiye   edip  arındırmak ve  erdem  ile   faziletlerle   donatmak  için  kıyam  etmelidir. Nimetlerin  başında  tabiki  Kur’anı  Kerim  gelmektedir. Bunun  yanında   ilahi  nurla  ve iman  hakikatıyla  aydınlanmış  kalp,  ilahi  murşid,  mehdeviyet ve  merceiyet  Allah’ın bizlere  olan büyük  nimetlerinin  başında  yer almaktadır.  Bu nimetleri   hakkıyla  takdir  etmek  gerek. Kalp  insanın  varlığında ve  hidayet  ile  delaletinde  çok  önemli  bir  rol   oynamaktadır.  Onun için  kalbe   çok  büyük  bir  teveccüh  atfetmek ve itina  ile ilgilenmek  lazım. Kalp  Allah’ın haremidir. Kalbimizde  her  şeye   yer  vermiyelim. Ruhumuz ve   canımızı  İlahi  sevgi, maarif ve  ilimle   donatıp iç   alemimize  yapılan  ithalata  ve dışarıya  yapılan  ihracata dikkat etmeliyiz.  Her  şeyi  kalbmize  sokmamalıyız. Ayrıca   meylimize   uygun düştüğünden   ve    zevkimize  hoş  geldiğinden  dolayı  bu  kalpten ve  tercumanı  olan  ağızdan  her  şeyin   dışarı  çıkmasına  izin  vermemeliyiz.  Çünkü  İnsan   dilinin   arkasında  saklıdır ve  dil de  kalbin  tercumanıdır. Ayetullah Ramazani  konuşmasının  sonunda  bu  tür manevi  merasimlerin  belli  bir  zamana  kadar  dini ve  ahlaki açıdan  insanları  teminat  altına  aldığını ve  bu  programların  sürekli  olarak  tekrar  edilmesiyle insan  sürekli  olarak   kaymalardan ve  sapmalardan  kendisini  sigortalamış  olduğunu  hatırlatıp  şöyle dedi:.  Böylesi  manevi  geceler  aslında    her  gecemizin  programı olmalı.  Biz  her  gün ve  bilhassa  gecemizde  Allah  ile    irtibat ve  Kur’an  ile  haşir  neşir  olmalı,   Kur’an  okuyup  tedebbür  ve  tefekkür  ederek   Rabbimiz ile  irtibatımızı  daha  bir  pekiştirmeliyiz.

Gecemizi  Kur’an  ile  geçirirsek  günümüzü de  huzur, mutluluk  ve  kalbi  sükunet  ile  geçirmiş  oluruz.

 


Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :