Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 64425
Yayın Tarihi : 12/10/2014 1:45:36 PM
تعداد مشاهدات : 219

Aşura’nın Mesajı: Allah’tan başkasından korkmamak!

Hüseyn’e ağlamak hedef değil sadece bir vesiledir, hedef Hüseyni olmaktır. Hüseyin ve Zeynep olmak zaten mümkün değil, en azından Hüseyni ve Zeynebi olmak için çaba harcamak gerek.

 

Yazar: Ziya Türkyilmaz


 

Allah’ın adıyla

Hüseyn’e ağlamak hedef değil sadece bir vesiledir, hedef Hüseyni olmaktır. Hüseyin ve Zeynep olmak zaten mümkün değil, en azından Hüseyni ve Zeynebi olmak için çaba harcamak gerek.

Ama nasıl?

Hüseyn’i ve Zeyneb’i anlamaya çalışmakla: Hedefleri için nasıl davrandıklarını, neler yaptıklarını, neler söylediklerini, kısacası nasıl bir mesaj verdiklerini anlamaya çalışmak gerek. Aşura başlı başına bir tarihtir. Enbiya, evsiya ve evliya tarihinin usaresi ve özetidir. Aklımıza gelen ne kadar iyilik, fazilet ve erdem varsa Aşura’da tecelli etmiştir.

Aşura’nın siyasal, toplumsal, askeri, ahlaki ve psikolojik alanlarda net mesajları vardır. Bu alanların her biri üzerinde kitaplar yazılmış ve zaman geçtikçe bu alanlardaki sırlar daha da açılacak, Aşura’nın hakikatleri aşikar olacaktır.

 

Saydığımız alanlarda yazılmış ve söylenmişleri anlamak için üzerinde düşünmek, tedebbür etmek amacıyla ne kadar vakit harcanırsa yeridir. Çünkü Aşura dinin özetidir, müminin hayat manifestosudur. Dinin hedefini anlamak isteyenler için Aşura en kısa, en kestirme yoldur.

Burada Aşura’nın psikolojik mesajlarından sadece biri üzerinde kısaca durmak istiyoruz: Korkmak. Korku, psikolojik bir olgudur. En cesur insanların bile korktuğu bir varlık veya bir konu mutlaka vardır. Kimse ben hiçbirşeyden korkmuyorum iddiasında bulunamaz.

Bu korkuların başında hiç kuşkusuz belalara düçar olmak korkusu gelmektedir: Canından olmak, zindana düşmek, işkence görmek, dünya nimetlerinden mahrum kalmak, ailesinden çocuklarından ayrılmak, işinden olmak, makamından uzaklaştırılmak, rızkın azalması veya ortadan kalkması, fakirlik, evlatların eğitim-öğretimi, geçim sıkıntısı, halk arasında itibarsızlaşmak, yenilmek ve onlarca bunun gibi korkular bu cins korkulardır. İnsanlar bu tür belalarla fiilen karşılaştıkları için değil, çoğu defa bunları düşündükleri için korkarlar.

İmam Hüseyn’in karşısında duranların, O’nunla savaşanların durumu ayrı bir husus olup başka bir araştırma ve yazı konusudur. Ama İmam’ın hakkaniyetine inandıkları halde kıyamına katılmayanların, katıldıkları halde yarı yoldan dönenlerin, kıyama katılmakta tereddüt ettikleri için geç kalanların, İmam’a rağmen maslahat üretenlerin korkularının nedenlerini bilmek istiyorsak, saydığımız hususların dışında değildir. Bu korkulara düçar olan müminler dün nasıl İmam’ı yalnız bıraktıysalar, aynı teklifle karşılaştıklarında bugün de aynısını yapacaklardır, şüphesiz. “Keşke Kerbela’da olsaydım” demeden önce bu korkulardan sıyrılıp sıyrılmadığımız üzerinde dikkatlice düşünmeliyiz.

 

Ama öyle müminler de vardır ki, Allah’tan başkasından korkmazlar. Korkmadıkları için de Allah da başkalarının onlardan korkmalarını sağlar. Bu sünnetullahtır, ilahi bir kanundur, Allah’ın müminlere bir vaadidir. Kerbela’da İmam’ın yaranları işte bu ilahi vaade uydukları için gelmiş geçmiş ümmetlerin en hayırlısı ünvanına layık görülmüşlerdir. Ölümden korkmadıkları için ölüm onlardan korkmuştur. Öndört yaşındaki Kasım işte bunun için “ ölüm benim için baldan daha tatlıdır” diyerek düşmanın üzerine saldırabilmiştir. Korkulan belaların en belirgini ölüm olduğu için bu örneği verdik, yoksa onlar saydığımız ve saymadığımız bütün korkulardan sıyrılmışlardı.

Aşura yiğitlerinin basiret, Allah’a tevekkül, yakin derecesinde iman, zamanaın imamına- velisine bağlılık, verdiği söze sadakat, tevazu, takva, zühd vs faziletleri saymakla bitmez. Biz bu faziletlerden sadece birine, Allah korkusuna değindik: Allah’tan başkasından korkmamak.

 

Korku inkar edilemez bir olgudur. Önemli olan bu korkuyu yönlendirmektir. Hüseyni olmanın ölçüsü öteki erdemlerle birlikte müptela oldukları korkulardan arınmak ve sadece Allah’tan korkmaktır. Bunu başaranların nasıl bir izzete ve itibara kavuştuklarına yaşadığımız zaman diliminde de tanık olmaktayız. Allah rahmet etsin İmam Humeyni(ra) bir konuşmasında, kendisinin Allah’tan başka hiç bir şeyden korkmadığını ifade ediyordu. Dostlardan biri yıllar önce İmam’ı rüyasında görmüş ve bir nasihatte bulunmasını istemiş. İmam(ra) tek bir cümle demiş: “Düşmanlarınızdan asla korkmayın”.

 

Müminlerin ister ferdi, ister toplumsal planda olsun bugün düçar oldukları belaların baş sebeblerden biri hiç kuşkusuz Allah’tan gayrısından korkmalarıdır. Allah’tan gayrısı sadece müstekbir, zalim ve baskıcı güçler değildir. Bir kısmını yukarıda saydığımız korkulardan arınmadığımız sürece Hüseyni olmamız, Zeynebi olmamız mümkün değildir. Hüseyni ve Zeynebi olmadığımız sürece de zilletten, küçümsenmekten, horlanmaktan, dışlanmaktan kurtulmamız imkansızdır.

Artık Aşura’nın mesajını idrak etmemiz gerek. Nedir Aşura’nın mesajı? Allah’ın dininin ayakta kalması, ilahi değerlerin hayata hakim kılınması, müminlerin layık oldukları konuma gelmesi için gerekirse candan, maldan, aileden, evlattan vaçgeçmektir. Zülme, baskıya, inhirafa hangi ad altında olursa olsun karşı durmaktır. Yerel, bölgesel ve uluslararası çapta dünya üzerinde süregelen sömürüye, cinayetlere ve baskılara korkmadan dur demektir.

 

Hüseynin, evlatlarının ve ashabının mateminde ağlamak, verdikleri mesajı anlamak ve bilmeyenlere anlatmak için merasimlerimizi ne kadar büyütürsek, ne kadar görkemli hale getirirsek azdır. Ama sadece bununla yetinmemeli ve nefsimizi Hüseynilerin faziletleriyle donatmaya çalışmalı, özellikle de Allah’tan başkasından korkmamalı, beladan ve bela düşüncesi korkusundan arınmaya çalışmalıyız.

 


Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :