Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 60909
Yayın Tarihi : 10/9/2014 1:21:01 PM
تعداد مشاهدات : 336

İslamı Tanıma 126 (İslam ve İnsan Hakları 2)

Bütün peygamberlerin misyon ve risaletinin ana amacı insan haklarının savunmaktır. Bunun için peygamberler hem öğretilerinde ve hem de talim ve terbiye metotlarında insan haklarının farklı boyutları üzerinde sürekli olarak durmuşlardır.

 

Tarih: 26.09.14
Hatip: Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah  Ramazani

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salat ve selam ise kalblerimizin mahbubu, nefislerimizin  munisi, günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya,  Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyti ile   mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

 Başta kendi nefsim olmak üzere hepinizi İlahi takvaya, Allah’ın emirlerine sarılmaya ve yasaklarından ise kaçınmaya davet ediyorum. Takva en iyi azık  cennetin anahtarı ve cehennem  ateşine  karşı  ise  koruyucu  siperdir.

 

Geçen  haftalarda  yaptığımız  konuşma  ve  hitabelerden  peygamberler  mektebinin  bir  hukuk  mektebi olduğu  anlaşılmış oldu.  Şu anlamda:  Bütün  peygamberlerin    misyon ve  risaletinin  ana  amacı  insan  haklarının   savunmaktır. Bunun için  peygamberler   hem  öğretilerinde ve  hem de  talim ve  terbiye  metotlarında  insan  haklarının  farklı  boyutları  üzerinde  sürekli  olarak  durmuşlardır. Tabiki  peygamberlerin  hukuk  düzeni  bir  takım  ilahi ve  insani  usül ve  prensiplere  dayanmaktadır.  Bunun için  kısada  olsa  hem  hukuk ve  hem de  insan  (beşer)  kavramına  kısa  bir    göz  atmamız gerek. Hak  kavramının sözcük  olarak   bir    kaç  anlamı  vardır.    Bu  cümleden  söylem,  davranış,  gerçeğe  uygun  inanç ve ilah  ile   yaratıcı  anlamındada  kullanılmıştır.  Yaratılmış  anlamında  da  kullanılmaktadır. Bütün  bu farklı  anlamları   “ sabit”    “değişmeyen  gerçek”  kavramına avdet ettirmek, irtibatlandırmak  mümkündür.  Yani    gerek  bir  emri vaki veya  bir emri  nisbi  olsun her  sabit   olgu ve  duruma  hak  itlak  olunur.

 

Allah’a  HAK denilmesinin sebebi  değişmeyen  bir  gerçek olmasına  binaendir. Kur’ana  da  Hak  denilmektedir.   Çünkü  gerçekliği ve  değişikliği   Allah  tarafındandır. Hatta  sabit  ve  gerçek  olan durumlara da  hak   denilemketdir.  Adalet  için de  hak ifadesi  kullanılmaktadır. Çünkü  adalet her  şeyin   devamı,  sübut ve  bekasının  teminatıdır. İslam  için de  hak  kelimesi  kullanılmıştır.  Sübut  ve gerçekliğine  binaen.  Belli  bir  mülkiyet ve  fayda  için de  hak  kelimesi  kullanılmaktadır. Çünkü  bir  sabitlik ve  gerçeklik arzetmektedir. Fılankesin  hakkıdır  dediğimizde.  Onun hakkının  sübut  ve  gerçekliğine  vurgu  yapıyoruz.  Kanun veya  sözleşmeler de  bu  mülkiyet ve  intifa  hakkını belirlediği  için,  Mulkiyete  de hak  denilir.

Şunu da  hatırlatmakta  fayda  vardır ki  hak  kavramının  farklı  anlamlarının  her  birisinin  karşısında  batıl  kelimesi  yer  almaktadır.. Örneğin  Allah   haktır. Öyle  ise  putlar  batıldır.  Allaha  kulluk  hak  putperestlik ise   batıldır.

 

Hak kelimesi  Kur’anı Kerimde   farklı  anlamlarda  kullanılmıştır. Allah hakkında şu  şekilde  kullanılmıştır. “Allah’ın  apaçık  hak  olduğunu  biliyorlar” Nur  25

 Hak  kelimesi, Allah’ın  işinin  hak  (hakikat) olduğu  anlamında da  kullanılmıştır. “ gökleri ve  yeri hakla  yaratandır.” En’am  73

O peygamberini  hidayet ve  hak  din  ile  gönderendir.” Fetih 28

Hakk kelimesi Allah’ın  vaadi  hakkında  da  kullanılmıştır.  “Allah’ın   vaadi haktır   denildiğinde” Casiye 32

Vahiy  için de  hak  kelimesi  kullanılmıştır. “ Kitaptan  sana  vahyettiğimiz  haktır” Fatır  31

Kıssalar  için de  hak  kelimesi  kullanılmıştır. “Gerçek (hak)  olan  kıssalar  işte  bunlardır.” Ali  İmran 62

Yargı  ve hüküm  verme  konusunda da  hak kelimesi  kullanılmıştır.  “ İnsanlar arasında  hak ile  hükmet”  Sad 21.22.26 Ğafir 20

Bu kullanımların  dışında  hak  kelimesinin  Kur’anda  nisbi ve  itibari  bir  takım mefhumlar  için de  kullanılmış  olduğunu   görüyoruz. Bu  kullanım iki  insan veya  insanlar arası  ilişkilerin  türünü  ve  niteliğini de yansıtmaktadır. “ Yakınlara  hakkını ver” Rum 38

Onların  mallarında  dileyenler ve  mahrumlar  için  bir  hak  vardır” Zariyat 19

Üzerinde  hak  olan kimse (borçlu) da  söyleyip  yazdırsın ve  Allahtan  korksun, Ondan  bir  şey azaltmasın.” Bakara  282

Allah Resulü  ile  Ehl-i  Beyt  İmamlarından sadır  olan  hadis ve  rivayetlerde de   bu  kavram  bir  çok anlamda  kullanılmıştır. Örneğin  İmam  Seccad (a.s)’ın Hukuk  risalesinde   50 den  fazla  haktan  söz edilmektedir. Bu  risalede   ahlaki ve   toplumsal  hukuka dikkat  çekilmiştir.

Hak kelimesi  mükellef  insanın eyleminin  sıfatı   olarak ta  gelmiştir.

Bu,  onların  Allah’ın ayetlerini  inkar etmeleri ve  haksız  yere peygamberleri  öldürmelerindendi.” Bakara 61

Hak    kelimesinin  kırk   defadan  kullanıldığı ayetler  üzerinde  derinden düşündüğümüzde, bu  kullanımların  çoğunda  hukuk anlamının  kastedilmediği  sonucuna  varıyoruz. Ancak   bazı ayetlerde    hak   kelimesi  hukuk anlamında  kullanılmıştır.  Kur’anı  Kerimin borçlanma  ile  ilgili ve  aynı  zamanda  en uzun ayeti  olan  Bakara  suresinin 282. Ayetinde  hak  kelimesi  hukuk  anlamında  kullanılmıştır.

Ey iman edenler! Belli  bir  süreye  kadar  birbirinize  bir  borç verdiğiniz zaman  onu  yazın, içinizden  bir  katip dosdoğru ve adaletle bunu  yazsın.  Hiçbir  katip, Allah’ın kendisine  öğrettiği gibi  yazmaktan kaçınmasın. Katip  yazsın, üzerinde  hak  olan  (borçlu) da  söyleyip  yazdırsın ve  Allah’tan  korksun,  ondan  bir  şey  azaltmasın. Üzerinde  hak  olan kimse(borçlu) sefih  (akılsız) veya  güçsüz olur  yada söyleyip  yazdıramıyorsa, velisi  adaletle söyleyip  yazdırsın.” Bakara  282

 

Hukuk  kelimesi  kavramsal  olarak  bir  kaç  anlama  gelmektedir.

1-Hukuk:  Bir  memleketin vatandaşlarının toplumsal  davranışlarını kontrol eden ve  çeki  düzen veren  kanunlar   bütünü  için  kullanılmaktadır. Yani  bir  toplumun  bireylerinin  yapması ve  yapmaması  gereken hususlar.  Tabiki  bu  anlamda  hukuk  kelimesi  hakkın  çoğulu  anlamında  kullanılmamaktadır. Hukukun  buradaki  kavramsal  anlamı tekildir çoğul  değil. Bu anlamıyla  hukuk  kelimesi  kanun  kelimesiyle  eş anlama  gelmektedir. Tabiki  hukuk  ile kanun arasında  bir  takım  farklılıklar  mevcut  bulunmaktadır. Kanun daha  genel  bir  anlama  gelmektedir.  Şer’i  kanunlar,  Tekvini (kozmik) kanunlar, itibari  kanunlar  ve  hakiki  kanunları  kapsamaktadır. Ancak  hukuk  kavramı  kanun  anlamıyla  yanlızca teş’rii ve  itibari  kanunları  kapsamaktadır. Öte  yandan  hukuk  hem konulmuş ve  hem de konulmamış  kanunlara  şamildir. Buna  karşılık  olarak  kanun  bir    fert, grup veya  devlet  tarafından  konulmuş  olan  hakları    kapsamaktadır.

2-Hukuk  kelimesi, insan  olması  hasebiyle insana   karşı  salahiyet ve  yetki  sahibi  olan  merci (makam)  tarafından  belirlenen  haklar  bütünü  için de  kullanılmaktadır.  Bu anlamıyla  hukuk  kelimesi hak  kelimesinin  çoğulu  olarak  kullanılmaktadır.

 

Beşer  veya  insan,    aynı  anlamı  taşıyan  iki   kelimedir.  Bu  kelimeler biri  maddi  diğeri  ise gayrı  maddi  ruhani  iki  boyutlu  varlık  için  kullanılır. Bu  iki  boyutu  tabiat  ve  fıtrat  olarak ta  tanımlamak  mümkündür. Yani  insan  sadece  maddi ve  duyusal  boyut  ile  sınırlı değildir. Ruhi,  akli ve manevi  bir  boyutu  da   mevcut  bulunmaktadır. Dolayısıyla  insanın kapasiteleri, yetenekleri ve  talepleri  de  farklı  ve  çeşitlidir. İslam açısından  insan  hakları  kavramı, insanın  tüm  boyutları ve  taleplerine  hitap  edecek ve  bunları   göz  önüne  alacak  şekilde  hazırlanmış  olmalı.  Tabiki  bu  konuyu  tüm  detaylarıyla  el alıp  incelemek  gerek.

 


Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :