Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان baskı Kaydet خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
Haber Kodu : 43773
Yayın Tarihi : 1/29/2014 6:10:00 PM
تعداد مشاهدات : 517

İslamı Tanıma 94 (Barış ve Güvenlik 1)

Hatip: Hamburg İslam Merkezi Başkanı Ayetullah  Ramazani

Tarih: 25.10.13

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmiyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salat ve selam ise kalblerimizin mahbubu, nefislerimizin  munisi, günahlarımızın şefaatçısı ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya,  Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyti ile   mucadele ve dava arakadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun.

 Başta kendi nefsim olmak üzere hepinizi İlahi takvaya, Allah’ın emirlerine sarılmaya ve yasaklarından ise kaçınmaya davet ediyorum. Takva en iyi azık  cennetin anahtarı ve cehennem  ateşine  karşı  ise  koruyucu  siperdir.

 

Barış ve  emniyyet  Kur’ani  toplumun   en önemli  parametreleridir. Bu  iki özellik olmadan bir   toplumu Kur’ani  nitelemek mümkün olamaz. Kur’an diliyle birazda  olsa  aşina  olan kimse,  müslümanların mukaddes  kitabının beşeri  toplumu  huzur,  barış  ve  güvenliğe  davet etmiş  olduğundan hiç  bir kuşku    duymaz.  Kur’an ideal  toplumun ancak  barış ve  emniyete  götüren  stratejilerin  uygulanmasıyla    şekillenebileceği  görüşündedir. Tabii  ki  Kur’an  ideal  bir  toplumun şekilleneceğini  vaad etmiştir ve  bu er  geç  gerçekleşecek ve  insanlık  gerçek  anlamıyla barış ve  güvenliği yaşayacaktır.

‘’ Allah içinizden iman edenlere ve  salih amellerde  bulunanlara; mutlaka  onlardan öncekileri  nasıl güç ve iktidar sahibi  kıldıysa, onları da  yeryüzünde güç ve  iktidar sahibi  kılacağını,  kendileri için seçip beğendiği  dinlerini  kendilerine egemen kılıp  sağlamlaştıracağını ve onları  korkularından sonra güvenliğe  çevireceğini vaad  etmiştir. Onlar  yalnızca bana  ibadet ederler ve  bana  hiç  bir  şeyi  ortak koşmazlar. Kim de  bundan sonra  küfre saparsa, işte onlar  fasık  olanlardır.’’ Nur  55

 

 Bu ayeti kerimeden de  anlaşıldığı  üzere, emniyet  Kur’ani  toplumun  temel esasını  teşkil etmektedir. Bunun  felsefesi de  beyan edildiği  üzere  şudur: İnsanlar  kemale  ulaşmak için Allah’a  kulluk etmeli ve  yetenekleri oranında fikri, ameli ve  ahlaki  olarak rüşd ve  gelişim göstermeli. Şurası kesindir ki Allah’a  kulluk  eden  O’na  ortak  koşmayacak ve  tevhid  rotasında  hareket edecektir. Emniyetin  yanında rahat  bir  geçim de İslami  toplumun  bir  özelliği sayılmaktadır. Nitekim  sevgili  Peygamberimiz  bir hadislerinde  şöyle  buyurmaktadır:   ‘’ Emniyeti ve  bolluğu  olmayan  bir  beldenin  hayrı  yoktur’’ Allah  Kureyşe  Beytullah’il Haramın   ve  hazreti  İbrahimin  duasının  yüzü  suyu  hürmetine  sağlmış  olduğu  emniyeti ve  bolluğu  hatıralatarak  konunun  ne  kadar  önemli  olduğunu  vurgulamaktadır.

‘’(o Kabenin Rabbi) kendilerini açlıktan  doyuran ve  onları  korkudan güvenliğe  kavuşturandır’’  Kureyş 4

 

Yüce  Allah  bir  başka  ayeti  kerimede bir  toplumun  mutluluğunun o toplumun ekonomik refahı. Emniyet ve asayışına  bağlı  olduğunu  hatırlatarak  şöyle  buyurmaktadır:

‘’Allah size (bakın)  bir  ülkeyi örnek  vermektedir. (bu ülke halkı) güvenlik  ve  huzur içindeydi, rızkıda  her  yerden  bol  bol  gelmekteydi. Derken  Allah’ın nimetlerine  nankörlük etti. Böylece Allah  yaptıklarına  karşılık olarak,  ona açlık ve  korku  elbisesi  tattırdı.’’ Nahl  112

 

Bu hususta oldukça  önemlidir: Yüce  Allah tüm  müslümanların  Kiblegahi  ve insanlık için  bir  güvenlik evi  olarak  tanıtılan  Kabe  hakkında  Bakara  suresi 125. Ayeti  kerimede konuştuğunda,  bu  evin şu  özelliklerinin altını  çizmektedir. Biz  bu evi  sevab ve  karşılık   ve  tüm  insanlık  için ise emniyet ve  sükunet  evi  kıldık. Böylesi  bir evin  tabiki  ziyaretçiler ve  abidler  ve  bu  evi  tavaf edenler  Allah’ın  azameti  karşısında   tazim eden rüküye  giden ve  secdeye  kapananlar için temiz tutulması  lazım.

Ayet  mealen şöyle: ‘’ Hani  Kabeyi,  insanlar için bir  dönüş  ve güven  yeri  kılmıştık ve İbrahimin makamını  namaz yeri edinin (demiştik)   ‘’İbrahim ve İsmaile de, Evimi; ziyaret edenler, (orada)  ikamet edenler, rüku ve  secde edenler için tertemiz  tutun diye  söylemiştik’’ Bakara 125

Hazreti İbrahim (a.s)’ın da Mekke’nin emniyeti ve  harem  halkının  huzur ve  bolluğu  hakkında  yaptığı duası  şudur:

‘’Hani  ya  İbrahim  demişti ‘’Ey Rabbim! Bu  beldeyi  güvenli  kıl’’

 

Yüce  Allah  insanların  yaratılışı  hakkına  konuşurken  bazı  şeylere  yemin etmektedir.  Bu  cümleden Haram  Beldeye  sağladığı  güvenlik ve  emniyete  yemin etmektedir.’ Bu emin  beldeye  yemin  olsunki  biz  insanı  en güzel  bir  şekilde yarattık’’ Tin  3.4

İdeal  bir  memleketin  özelliği emniyet ve güvenliktir. Böylesi  bir  memlekette yaşamak  insana huzur ve asayışı beraberinde  getirir.  Tabii olarak  insanlar  emniyet ve  asayışın daha  çok  olduğu yerlerde yaşamlarını  sürdürmek  isterler. Dolayısıyla hazreti  Yakub eşi ve  çocuklarıyla o zamanki  Mısıra  vardıklarında  hazreti  Yusuf  onlara  hitaben  şöyle demişti:

Mısıra  gelmiş  bulunmaktasınız ve  Allah’ın emriyle güvenlik  içerisinde  yaşamınızı sürdüreceksiniz. Kur’anı kerim  konuyla  ilgili  olarak  şöyle diyor:

Ayeti kerime  şöyle diyor:

Yusufun  yanına  geldiklerinde O anasını  babasını  bağrına bastı ‘’ Allah’ınj  dilemesiyle Mısır’a güvenlik içinde  giriniz’’ dedi.  Yusuf  99

İlahi  ayetlere  baktığımızda emniyet ve  barışın tüm  insanlık  biryelerinin ve  toplumlarının  arzusu  olduğu ve İslamın  öğretilerinde  çok önemli  bir  yere  haiz olduğunu anlamış  oluruz. Bunun için  hakimiyet ve  yöneticielrin asıl  görevlerinden  biri memleketlerde  barış  ve güvenliği  temin etmektir. Hangi  memlekette   bu  husus  tahakkuk ederse  orada  insanlar rüşd  ve tekamulünü  yakalıyacak ve  kendilerine  verilen istidat ve  yetenekleri  daha  mükemmel  bir  şekilde  inkişaf ettireceklerdir.

 

Bir sonraki  hutbeye kadar  sizleri  Allaha emanet ediyorum.


Yorum



Başkaları Görmesin
تصویر امنیتی :